Son Yazılar
Yükleniyor...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Arama

Manşet

Son Yazılar Bitkisel tedavi yöntemleri

Bu gıda Sadece ölüme çare değil

29.12.15

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi’nden bilim adamları yaptığı araştırma ile keçi yoğurdunun her yıl ayrı bir faydasını ortaya çıkarıyor. Şimdide, güzelliğin sırrının keçi yoğurdunda olduğunu açıkladılar. 
CİLDİ PÜRÜZSÜZ HALE GETİRİP SAÇLARA PARLAKLIK KAZANDIRIYOR
Daha önce keçi yoğurdunun birçok hastalıklara faydaları olduğunu keşfeden bilim adamları günde 125 gr. Doğal keçi yoğurt tüketiminin; Cildi pürüzsüz hale getirirdiğini, saçlara parlaklık kazandırdığını, yaşlanmayı geciktirdiğini açıkladılar.
KİLO VERMEYE YARDIMCI
Talenkecci Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Özgülcü; kilo vermek isteyenlere bol bol keçi yoğurdu tüketmesini önderdi.
Keçi yoğurdunun zayıflattığını ifade eden Talenkecci yönetim kurulu başkanı Yavuz Özgülcü; Avrupa'lı bilim adamlarının, keçi yoğurdun içinde yağları hızla yakan mucizevi bir enzim keşfettiklerini öne sürdü.

MUCİZE ENZİM!
"Coenzym J" adı verilen bu enzim sayesinde keçi yoğurdun yakın gelecekte, milyonlarca insanın zayıflama umudu haline gelebileceği belirtiliyor. Keçi yoğurdun içindeki‘‘Coenzym J’’yi keşfeden Prof. Erik Pointer, bu mucize enzim sayesinde keçi yoğurdu, zayıflamak isteyenlerin ideal besini haline geliyor.
AÇLIK HİSSİNİ YOK EDİYOR
Ayrıca ‘‘Coenzym J’’nin beyinde oluşan açlık hissini bastırdığını, bu etki sayesinde insanların sürekli kilo alıp vermesinin de önlenebileceğini belirtiyor.
Keçi yoğurdu öğünlerde, diğer yemeklerin yanında ya da öğün aralarında tüketilmesi tavsiye ediliyor.
KEÇİ YOĞURDUNUN DİĞER FAYDALARI 
  • Kanserin önlenmesine yardımcı olur.
  • Kemik erimesini önler.
  • Çocuklara güç ve enerji verir.
  • Et ve balık tüketmeyenlerin fosfat eksiğini giderir.
  • Yüksek B1, B2 vitaminleri sayesinde vücudu rahatlatır. Stres ve gerginliği alır.
  • Diyet ve sağlıklı kilo vermenin vazgeçilmez besinidir.
  • Mide rahatsızlıklarını giderir.
  • Beyine enerji verir.
  • Diş çürümelerini önler.
  • Kronik bronşiti önler.
  • Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir.
  • Düzenli tüketildiğinde egzama, astım ve cilt rahatsızlıklarının tedavisine yardımcı olur.

Kızılcığın faydaları nelerdir

23.12.15


Kızılcığın tam bir C vitamini kaynağı olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, bu meyvenin faydaları hakkında bilgiler verdi.

Kızılcık lif ve E vitamini kaynağıdır. ½ bardak kızılcık (125 ml) 23 kaloridir, 2 mg lif ve 7 mg C vitamini sağlar.

Kızılcık aynı zamanda K vitamini, manganez ve geniş çapta doğal bitki kimyasalları olan fitonutrientleri içerir.

Bunlar zararlı serbest radikallere karşı vücudu korur, iltihap karşıtı ve anti-kanser özellik gösterirler.


İdrar yolları enfeksiyonunu engeller

Kızılcıktaki yüksek proantosiyanidinler idrar yolu duvarlarına bazı bakterilerin yapışmasını ve çoğalmasını engeller, enfeksiyonlarla mücadelede yardımcıdır. Özellikle tekrarlayan enfeksiyonu olan bireylerde kızılcık tüketimi önerilir. Yapılan çalışmalarda kızılcık tozunun komplike üriner sistem enfeksiyonlarında sıklıkla karşılaşılan 'Proteus Mirabilis' bakterisini inhibe ettiği saptanmıştır. Kızılcık suyu 'Helikobakter Pilori' bakterisinin mide duvarına yapışmasını da önleyerek mide ülserlerine karşı koruma sağlar.


Kötü kolestrolü düşürür

Bazı çalışmalar kızılcıktaki polifenollerin antiinflamatuar (iltihap karşıtı) mekanizmalar sayesinde trombosit birikmesini önleyerek ve kan basıncını azaltarak kardiyovasküler hastalığı azaltabileceğini göstermektedir. Kızılcık LDL (kötü kolesterol)'yi düşürüp HDL (iyi kolesterol)'yi artırarak kalp sağlığını destekler. Yapılan bir çalışmaya göre günde 1 bardak şekersiz kızılcık suyu tüketiminin HDL kolesterolünü %10 artırdığı saptanmıştır. Kızılcık antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri ile aynı zamanda beyini yaşa bağlı hafıza kaybı ve koordinasyon bozukluklarından korur.


Tümörü ortadan kaldırır

Yapılan araştırmalar kızılcığın tümör gelişimini yavaşlattığı yönündedir. Prostat, karaciğer, göğüs, yumurtalık ve kolon kanserlerine karşı pozitif etki gösterdiği saptanmıştır. İçerdiği yüksek miktar salisilik asit ile şişlikleri azaltıcı, kan pıhtılarını önleyici ve tümörleri ortadan kaldırıcı rol oynar.

Ağız sağlığını korur

Kızılcıktaki proantosiyanidinler bakterilerin diş yüzeylerine bağlanmasını önleyerek ağız sağlığını korumada yardımcıdır. Aynı zamanda asit üretimi ve plak oluşumunu engelleyerek diş eti hastalığını önlemede yararlı olabileceği düşünülmektedir. C vitamini içeriği ile de iskorbüt hastalığına karşı koruma sağlar.

Doğurganlığı artıran vitamin ve mineraller

Mükemmel bir dünyada, her kadının günlük multivitamin alması gerekiyor. Eğer siz hamile kalmaya çalışıyorsanız, hamile kalabilmek, bebeğin gelişimi ve bebeğin sağlığı için alacağınız vitaminler ve takviyelere daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor.
Mayo Clinik uzmanları, anne adaylarının vitaminleri takviye şeklinde almalarını önermiyor. Bunun yerine yediklerine ve içtiklerine dikkat ederek çok daha sağlıklı olunabileceğini belirtiyorlar.
Peki hamilelik öncesinde ve hamilelikte hangi vitaminlere ihtiyaç var ve bu vitaminler hangi yiyeceklerden alınabilir?

Beta karoten

Ne yapar: Bu çok önemli fitobesin hamile olduğunuzda muhtemelen erken düşüğü engelleyerek, hormonların düzenlenmesine yardımcı olur.
Nelerde bulunur: Havuç, kavun, balkabağı, tatlı patates, ıspanak, brokoli, lahana

B vitaminleri

Ne yapar: B vitaminleri tüm grubu yumurtlamaya yardımcı olur. Özellikle B6, hamileliği sürdürmek için gerekli olan progesteron düzeyini artırır.
Nelerde bulunur: Nohut, kepekli tahıllar, yapraklı yeşillikler, et ve yumurta

Bromelain

Ne yapar: Bu enzimlerin öncelikle vücutta proteini sindirir ve aynı zamanda bir döllenmiş yumurtanın implantasyonuna yardımcı olmaktadır. Doğru yumurtlama olduktan sonra yeterli miktarda alımı bunun için önemlidir.
Nelerde bulunur: Sadece ananasta bulunur.

C vitamini

Ne yapar: Bu bağışıklık artırıcı vitamini demir emilimini ve progesteron üretimini teşvik etmektedir. Luteal faz defekti, yetersiz progesteron ile karakterize sorunu bulunan kadınlar için C vitamini doğurganlığı arttırır. Sperm sağlığını ve hareketliliğini artırmaya yardımcı olur.
Nelerde bulunur: Narenciye, mango, domates, çilek, kiraz, bezelye ve patates

Kolin

Ne yapar: Bebek ve annenin beyin sağlığı için harika suda çözünür bir besindir. Kolin Sakat doğumları azaltmaktadırb
Nelerde bulunur: Yumurta sarısı ve karnabahar

Koenzim Q10 (CoQ10)

Ne yapar: Bu doğal enzim Kalp sağlığı için süperstar takviyedir. Yumurta ve sperm kalitesinin yaşa bağlı olarak azalmasını önleyebilir. Hayvanlar üzerinden yapılan testler bunu göstermektedir.
Nelerde bulunur: Balık, kalp ve böbrek gibi organ etleri, buğday tohumu

D vitamini

Ne yapar: D vitamini, yağda eriyen bir vitamindir. Seks hormonlarının düzgün üretimi için hayati önem taşımaktadır. Araştırmalar, infertil kadınlarda genellikle D vitamini seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Yale Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan bir çalışmaya göre, kadınların büyük bölümünde D vitamini düşük seviyededir. D vitamini genel doğurganlığı iyileştirirken, vücuttaki iltihabı azaltır.
Nelerde bulunur: Güneş, somon, uskumru ve ton balığı yağı güçlendirilmiş süt ürünleri

E vitamini

Ne yapar: Uzmanlar yumurtanın gelişmesinde etrafında bulunan sıvının önemli olduğunu belirtiyorlar. Bu sıvıda önemli miktarda E vitamini bulunuyor. E vitamini aynı zamanda sperm sağlığını artırmaya yardımcı olur. Ayrıca iki cinsiyet için antioksidan özellikleri vardır.
Nelerde bulunur: Avokado, buğday tohumu yağı, tatlı patates, yapraklı yeşillikler, kepekli tahıllar, badem, fıstık ve fındık

Folik asit

Ne yapar: Folik asit, aslında B9 olarak bilinen B grubu vitaminlerin folat sentetik formudur. Folik asit, bebeğin düzgün nöral tüp yoluna girmesini sağlar. Bu durum hamile kalmak kadınlar için çok önemlidir. Genellikle doktorlar tarafından folik asit ilaçları verilir. Özellikle Amerikada kadınlar yeterli folat almadıkları için takviyelere yönelinir. Bu nedenle, günde en az 400 mcg (mikrogram) bir takviye almak kadınların hamile kalması için önemlidir. Folik asit, erkeklerin sperm sayısını arttırmaktadır. Kaliforniya Berkeley Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada diyetlerinde folik asit alan erkeklerin spermleri yüzde 20 oranında daha fazladır.
Nelerde bulunur: Fasulye, portakal suyu, yeşil yapraklı sebzeler ve zenginleştirilmiş tahıl

Demir

Ne yapar: Gebelik genellikle kadınları anemik hale getirir. Eğer hamile kalmadan önce demir seviyesi bir kadında düşük ise yumurtlama sorunları yaşaması muhtemeldir.
Nelerde bulunur: Et, yumurta, balık, fasulye, domates, pancar, brokoli, ıspanak, kabak ve tam tahıllı gevrekler

Omega-3 yağ asitleri

Ne yapar: İnsan vücudu doğal olarak üretmez. Omağe 3 yağ asitleri, rahim kan akışını artırır, yumurtanın serbest kalmasını sağlar ve hormonları dengeler. Ön çalışmalar fetal beyin gelişimi ve IQ seviyesine yardımcı olabileceğini göstermektedir.
Nelerde bulunur: Tavuk, keten tohumu, keten tohumu yağı, somon, uskumru, morina, sardalye, hamsi, ringa, ceviz ve yumurta.

Selenyum

Ne yapar: Erkeklerde sperm hareketliliğini, kadınlarda ise östrojenı artırır.
Nelerde bulunur: Bezelye, fındık, yapraklı yeşillikler, kepekli tahıllar ve balık

Çinko

Ne yapar: Çinko sperm hareketliliğini artırmaya yardımcı olur ve sperm genel kalitesini artırı. Kadın üreme sağlığı içinde aynı derecede önemlidir. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri erken düşükle çinkonun düşük seviyede olmasının ilişkili olduğunu belirtiyor.
Nelerde bulunur: İstiridye, balık, et, yumurta, kümes hayvanları, buğday tohumu ve kabak çekirdeği

Kabızlık nasıl geçer,Kabızlığın bitkisel tedavisi

5.12.15

Kabızlık nasıl geçer,Kabızlığın bitkisel tedavisi,kabızlığa iyi gelen bitkiler,hazımsızlığın doğal tedavisi,bitki ile kabızlık nasıl geçer,kabızlığın doğal tedavisi
Ağrı ve sancıyla hayatı zehir eden kabızlığa doğal yollarla çare bulabilirsiniz. Sabahları aç karnına tüketilecek zeytinyağlı incir ile bu sıkıntıyı aşmak mümkün.
Birçok kişinin ortak problemi kabızlık yaşam kalitesini düşürüyor. Beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hareketsiz yaşam ve hazır gıda tüketimi ise bu rahatsızlığa zemin hazırlıyor. Uzmanlar "Sabah ikiye böldüğünüz 5 adet inciri zeytinyağına batırın. Kahvaltıdan yarım saat önce yiyin. Kabızlığınıza ilaç gibi gelecektir" şeklinde konuşuyor.
Uzmanlar kabızlığa karşı doğal yöntemleri ise şöyle sıralıyor:

Sinameki için

Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı sinameki yaprağı atın. Demlenmesi için kısa bir süre bekledikten sonra süzerek yemek aralarında birer çay fincanı için.
İnce kıyılmış bir çay kaşığı ebegümecini bir çay fincanı soğuk suyun üzerine katın. 12 saat bekleyin. Süzdükten sonra bir çay kaşığı süzme bal ilavesiyle günde 2 kez yemek aralarında birer çay fincanı tüketin.
Hergün yemek aralarında birer su bardağı kuru erik hoşafı tüketin.
Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı lavanta çiçeği atın. Süzüp yemek aralarında birer çay fincanı kabızlığı giderir.

Domates suyu

Öğün aralarında birer çay fincanı domates suyu için.
2 avuç lahana yaprağını mikserden geçirin. Karışımı iyice sıkıp suyunu çıkarın. İçine az miktarda su ilave edip için.

Keten tohumu mucizesi

Havanda bir çay kaşığı keten tohumunu dövün. Kaynamış suya atıp, yemek aralarında için.
Bir çay fincanı limon suyunun içine bir çay kaşığı karbonat ilave edip, bekleyin. Daha sonra süzüp yemek aralarında içmek kabızlığa iyi gelir.

Hindistan Cevizi Yağı ile bel inceltme

26.11.15



Yapılan araştırmalarda Hindistan cevizi yağının özellikle kalp sağlığını tehdit eden karın bölgesi yağının azalmasında etkili olabileceği kanıtlandı.


Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber son günlerde sıkça konuşulan Hindistan cevizi yağı ile ilgili bilinmeyenleri ve beslenmeye etkilerinden bahsetti. Peki nasıl ve ne kadar tüketilmeli? Hangi hastalıkları körükleme riski bulunurken hangi hastalıkların olumlu yönde gelişimine fayda sağlıyor? Hindistan cevizi yağı diğer yağlardan farklı olarak orta zincirli yağ asitleri içerir. Orta zincirli yağ asitlerinin vücutta işlenmesi diğer birçok yağda bulunan uzun zincirli yağ asitlerinden daha farklıdır. Sindirim sisteminden direk karaciğere gönderilerek, enerji üretimine dahil olurlar.

Metabolizma hızlandırıcı etkisi var

Hindistan cevizi yağının diğer yağlara göre vücutta yüzde 23 daha az depolandığı düşünülüyor. Ayrıca bu yağın termojenik yani metabolizma hızlandırıcı etkisi olduğu bilimsel çalışmalarda belirlenmiştir. Günde ortalama 2 tatlı kaşığı Hindistan cevizi yağını diğer yağların yerine tüketen kişilerde günlük enerji harcaması yüzde 5 artmıştır.
Kadınlar ve erkekler üzerinde yapılan araştırmalarda, Hindistan cevizi yağının özellikle kalp sağlığını tehdit eden karın bölgesi yağının azalmasında etkili olabileceği kanıtlanmıştır. Günde 2 tatlı kaşığı kadar bu yağı tüketen kadınlarda tüketmeyenlere göre bel çevresinde anlamlı bir incelme saptanmıştır.

Önerilen oranda tüketilmeli

Bu yararlı etkilerine rağmen Hindistan cevizi yağının; yağlı bir bonfileden veya tereyağından daha fazla doymuş yağ içerdiğini unutmamak da fayda var. Zayıflamaya yardımcı etkisi sebebi ile aşırı miktarda tüketilmesi kalp sağlığının olumsuz etkilenmesine ve kötü huylu kolesterolün yükselmesine neden olabilir. Önerilen oranlarda tüketildiğinde ise içerdiği laurik asit ile iyi huylu kolesterolü yükselten doymuş yağ içeriği yüksek tek yağ Hindistan cevizi yağı.
Beslenmede en önemli olanın denge ve çeşitlilik sağlamak olduğu unutulmamalı. Olumlu etkileri nedeniyle Hindistan cevizi yağını günde 2 tatlı kaşığına kadar beslenmenize eklemek makul olabilir ancak bütün beslenme sisteminizi yüksek yağlı oluşturmak veya bazı yerlerde geçen zeytinyağından daha sağlıklı haberlerine inanıp tek çeşit yağ kullanmak uzun dönemde sağlığınız için olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Ayak mantarına evde çözüm

18.11.15

Ayaklarınız sürekli kaşınıyor ve Mantar varsa eczanelerden pahalı kremleri almak dusunduruyorsa.., marketlere gidin yaş hamur mayası alin 1litre ılık suya bir tane yaşmayayi ezin, ayaklarınızı 30 dakika bektetin hem ölü deriler gider , tırnaklarınız güzelleşir veee mantardan eser kalmaz 1 hafta 2 günde bir kullanin sonucu görün...

Bağışıklığınızı güçlendirmek için NAR tüketin

25.10.15

C vitamini deposu olan nar, kış aylarında bağışıklık sistemini destekliyor. İşte narın diğer faydaları...

Bilinen en eski meyve türlerinden olan ve şifa amaçlı kullanılan nar; çiçeği, çekirdeği, suyu ve kabukları ile şifalı bitki olarak bilinmektedir. Rengi, tanelerinin narin yapısı ve ayıklamadaki zahmeti ama çabucak yenmesindeki tatlılığı ile bildiğimiz nardan sağlığınız açısından faydalanmak için mevsiminde tüketin.
Diyetisyen & Yaşam Koçu Yeşim Özden, narın faydalarını sıraladı.

Narın faydaları

- Çekirdekleri iyi çiğnenerek tüketildiğinde sindirimi ve hazmı kolay bir meyvedir. Bir ilaç gibi etki göstererek mide koruyucu ve kuvvetlendirici etkisi bulunmaktadır.
- Kan sulandırıcı etkisi ile dolaşımı düzenler ve damar yapısını güçlendirerek tansiyonu da düşürmeye yardımcı olur.
- İçeriğindeki C vitamini özellikle soğuk günlerde ve kış aylarında bağışıklık sistemini destekler.
- Bilimsel çalışmalarca kanıtlanmış yüksek antioksidan içeriği kansere karşı koruyucu etki göstermektedir. Nar suyundaki antioksidan miktarı yeşil çaya göre 5 kat, kırmızı şaraba göre 3 kat daha fazladır.
- Nar suyu cilt kanseri ve prostat kanserine karşı tüketilmesi gereken bir besindir.
- Bağırsak parazitlerine karşı etkisi en eski keşfedilmiş özelliği olup özellikle kabuğunun bu etkiyi gösterdiği bilinmektedir.
Porsiyon ölçüsü; orta büyüklükte bir narın yarısı yaklaşık 75 gr'dır ve 60 kcal'dir.
Taze meyveyi mevsiminde tüketin.

 

Yabani iğdenin bilinmeyen faydaları

Doğadaki tek Omega 7 kaynağı olma özelliği olan ve meyve olarak ise hemen hemen hiç tüketilmeyen yabani iğdenin, başta Uzakdoğu ülkeleri olmak üzere, asırlardır egzama, güneş yanığı ve farklı yanık türleri, dermatit, yara ve iltihapların bitkisel olarak tedavi edilmesinde, çok yararlı olduğu biliniyor.
Yabani iğdenin meyvesi kullanılarak elde edilen Omega 7 ekstresinin, içilmesi ya da cilde sürülmesi halinde, antioksidan özelliği sayesinde cilt üzerindeki problemleri ve kırışıklıkları giderdiğini, bağırsak duvarını güçlendirip sindirimi kolaylaştırdığını ve zararlı olan yağların depolanmasını engelleyerek, kilo kontrolüne yardımcı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Öz, bu mucize meyvenin faydalarını anlattı.

Stresten arındırıyor

Yapılan bilimsel araştırmalar, Omega 7'nin, yüksek besin değeri ve fazla miktarda doğal kimyasal içermesi nedeni ile hücre zarının fiziksel ve duygusal stresten arınmasında önemli etkileri olduğunu ortaya koyuyor.


Omega 7, vücudun collagen üretiminin artırmasına da yardımcı oluyor. Bu sayede cildin uzun yıllar sonunda esnekliğini kaybederek kırışmasını engelliyor ve cilde esneklik katarak kırışıklıkları gideriyor.
Ayrıca, Rus kozmonotların uzayda yolculuklarında güneş radyasyonun kötü etkilerinden korunmak için, Omega 7'nin doğal kaynağı olan yabani iğde meyvelerini yediklerini ve yabani iğde yağlarını kremlerinde kullandıkları bildiriliyor. Modern tıbbın dünyaca ünlü isimlerinden Dr. Öz de, yabani iğdeyi, bünyesindeki Omega 7 asidi sebebiyle "bulunması biraz zor ama sağlık açısından mucizevi bir meyve” olarak tanımlıyor.

Cildi gençleştiriyor

ABD'de yayımlanan sağlık programında konuklarına yabani iğdeyi tattıran Prof. Dr. Öz, "Yabani iğdenin Omega 7 deposu olan yağını ya da Omega 7 kapsülü, nemlendirici olarak günde bir kez cilde sürülerek kullanıldığında, serbest radikalleri muhafaza altına aldığı ve cildin nemini fazlalaştırdığı için, sağlıklı bir cilde kavuşmanıza vesile oluyor. Ayrıca kırışıklıkları gidererek, cildi daha genç güzel bir görünüme kavuşturuyor” diyor.

Kilo alımını engelliyor

Fareler üzerinde yapılan bir deneyde, aynı şekilde beslenen iki denekten birinin fazlaca kilo alıp, kalp ve şeker hastalıkları gösterdiğini, yabani iğde meyvesi verilen deneğin kilo almadığını ve kalp şeker hastalıkları ortaya ortaya çıkmadığını anlatan Prof. Dr. Öz, "İnsanlar için de durum aynı. Omega 7 gereksiz olan yağların vücutta depolanmasını önlemek için vücuda faydalı uyarıda bulunuyor ve kilo alınmasını engelliyor” şeklinde konuşuyor.

Metabolizmayı hızlandırıyor

Japonya'da yapılan bilimsel araştırmalarda, Omega 7'nin, yağ eritmenin yanında, yeniden yağlanmama konusunda da faydalar gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu mucizevi bitki, aynı zamanda metabolizmayı olumlu yönde hızlandırarak, vücudun insülin hassasiyetini artırıyor. Böylece vücut glikozu yağ olarak depolamıyor, enerjiye dönüştürüyor ve kilo kontrolü kolaylaşıyor.

Cildinize ve göğüslerinize buz sürmenin faydaları neler?

12.8.15



Güneşin izlerini silin: Güneş lekeleri için bir litre suya bir çorba kaşığı elma sirkesi, bir çorba kaşığı elma şırası karıştırın.

Ardından buz kalıplarına doldurarak donmasını sağlayın. Her sabah bir buz küpüyle problemli bölgeye masaj yapın. Güneş lekeleri kısa sürede cildinizi terk edecek. 

Işıltılı cilt: Pürüzsüz bir cilt için iki adet salatalığı blender'da püre haline getirin. Bir çay fincanı limon suyu ile karıştırıp buz kalıbına dökün. Buz küpünü her sabah temizlenmiş cildin üzerine dairesel hareketlerle masaj yaparak uygulayın.

Dilerseniz, bu işlemi bacak ve karın bölgenizde de yapabilirsiniz. Salatalık püreli buz kalıbıyla yapılan masaj, toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor. 

Gergin göz kapağı: Bir tatlı kaşığı taze krema ile bir limonun suyunu karıştırın. Maske şeklinde göz çevresine sürülüp yirmi dakika bekletin. Süre dolunca yüzünüzü sütle temizleyin.

Güneşin izlerini silin: Güneş lekeleri için bir litre suya bir çorba kaşığı elma sirkesi, bir çorba kaşığı elma şırası karıştırın.

Ardından buz kalıplarına doldurarak donmasını sağlayın. Her sabah bir buz küpüyle problemli bölgeye masaj yapın. Güneş lekeleri kısa sürede cildinizi terk edecek. 

Işıltılı cilt: Pürüzsüz bir cilt için iki adet salatalığı blender'da püre haline getirin. Bir çay fincanı limon suyu ile karıştırıp buz kalıbına dökün. Buz küpünü her sabah temizlenmiş cildin üzerine dairesel hareketlerle masaj yaparak uygulayın.

Dilerseniz, bu işlemi bacak ve karın bölgenizde de yapabilirsiniz. Salatalık püreli buz kalıbıyla yapılan masaj, toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor. 

Gergin göz kapağı: Bir tatlı kaşığı taze krema ile bir limonun suyunu karıştırın. Maske şeklinde göz çevresine sürülüp yirmi dakika bekletin. Süre dolunca yüzünüzü sütle temizleyin.



Cazibeli dudaklar: Dudaklarının çevresinde lekeler ve morluklar olanlar için de buzlu bir tarif var. Bir tatlı kaşığı sandal ağacı şurubunu, bir yemek kaşığı badem püresi ve yarım çay bardağı süt ile karıştırın.

Problemli bölgeye bu karışımla masaj yapın. Ardından buzlu suyla durulayın. Bu maske her gün uygulandığında bir haftada değişimi farkedeceksiniz.



  • Leke üzerine uygulanan basınçlı buz, cilt üzerinde bulunan siğil, doğum ve yanık lekelerini yok edebiliyor.
  • Bu yöntemle özel bir aparatla çok ince buz parçaları yüksek basınçla cildin alt tabakalarına gönderiliyor ve tekrar emiliyor.
  • Böylece cildin o tabakasının kendi kendisine yenilemesi sağlanıyor.
  • Cilt kendi kendini yenilediğinde de lekeler ortadan kalkıyor.
  • Yöntem, güzellik merkezlerinde uygulanıyor.

Göğüslerde hacim dolgunluğu yapıyor. Göğüslere yapılan buz masajları da göğüslerin dolgunluğunu hacmini arttırıyor. Göğüslerinin büyük ama hacimsiz olduğundan şikâyet eden hanımlar güzellik merkezlerinde buz masajları yaptırıyorlar. Bunu siz evinizde de yapabilirsiniz uygulayabilirsiniz.
Bununla beraber duşlarda soğuk su tutmanız göğüslerinize de yine aynı yardımı sağlayacaktır.

Eklem ağrılarına iyi gelmektedir. Eklem noktalarınıza ağrıyan yerlerinize buz ile masaj yapın. Dayanabildiğiniz kadar yapmalısınız. Ağrılarınız buz sayesinde uyarılacaktır.

Hangi içecekler idrardaki sitratı artırır?

5.8.15

"İdrarda koruyucu bazı maddeler vardır.Bu koruyucu maddeler yiyecek ve içeceklerde de mevcuttur.Bu maddelerin en önemlisi sitrattır. Sitratın azlığı, taş oluşumuna yol açabilir.İdrardaki sitrat azlığını doğal yollardan idrarınızda sirattınızı artırabilirsiniz.



Limon sıkılarak suyu içilmeli:


Turunçgillerin taze sıkılmış suları. Bu konu ile ilgili en fazla yapılan çalışma limonla ilgili. Hastalarımıza limonu bir litrelik suya tamamen sıkmalarını ve çok hafif tatlandırarak içmelerini öneriyoruz. Çünkü idrardaki sitrat miktarı limonata ile artabilir. Bununla ilgili bilimsel çalışmalar var. Limonun yanı sıra portakal suyu ile ilgili de laboratuvar çalışmaları bulunuyor. Hastaların taze sıkılmış portakal ve greyfurt suyu içmesi de benzer şekilde idrarda sitrat miktarını artırarak, koruyucu etki yapacaktır."

Taze sıkılmış domates suyu tüketimi de önemli

Limon, portakal ve greyfurt suyunun kullanımı kolay ve ilaca eşdeğer sitrat miktarı sağlayabildiği için hastalarımıza önerilebilir. Turunçgillerin dışında bazı sebzelerin içeriğinde de sitratın fazla olduğu belirlendi. Kliniğimizde yapılan bir laboratuvar çalışmasında, taze sıkılmış domates suyunun da idrardaki sitrat miktarını limon kadar artırabildiği ortaya konmuştur.

1.7.15

Ramazanda sizi tok tutacak besinler tüketebilirsiniz..




YUMURTA :
Bilinen iki çeşit örnek proteinden birinin anne sütü diğerinin yumurta olduğunu biliyor muydunuz? Anne sütünden sonra en kaliteli protein olması, uzun süreli doygunluk hissi sağlaması ramazan ayında sahur sofralarında yumurtanın bulunmasını gerekli kılıyor. Kahvaltıda yumurta tüketilen günlerde gün içerisindeki iştah seviyesi daha düşük seyreder. Yapılan çalışmalarda da kahvaltıda yumurta yiyen bireylerin o günkü kalori alımları daha düşük olduğu gösterilmiştir. Yumurta kan şekeri kontrolü de sağlayarak yemek yeme isteğini düşürüyor.


TARÇIN:

Tarçın üzerine yapılan sayısız çalışmanın sonuçları bir tutam tarçının dahi yemek sonrası insülin tırmanışlarını engelleyip, açlıklara son verdiğini göstermiştir. Ramazanda kan şekerinin dengelenmesinin yanı sıra trigliserid ve kolesterol seviyelerin düşürülmesi isteniyorsa düzeli olarak her gün silme bir çay kaşığı kadar tarçın tüketilebilir. Sahurda içeceğiniz 1 çay kaşığı tarçın eklenmiş 1 su bardağı yarım yağlı süt bir sonraki gün daha rahat oruç tutmanızı sağlar.


ÇÖREKOTU:

Ölümden başka birçok derde deva olduğu söylenen çörekotu birçok faydası yanında doygunluk hissi sağlamasıyla da ramazanda tüketilmesini önerdiğim bir baharattır. Sahurda öğütülerek ya da tam haliyle salatalara, yoğurda eklenecek çörekotu doygunluk hissi dışında zindelik de yaratır. 

İçerdiği sağlıklı yağlar tokluk hissi yaratır. Maydanoz, dereotu, nane, fesleğen gibi yeşilliklerle hazırlayacağınız bir sahur kahvaltısına serpeceğiniz çörekotu kilo kontrolünüzü sağlarken, aynı zamanda mide ve barsak sisteminin de desteklenmesinde etkili olacaktır.





SÜT:

Biri iftarla sahur arasında biri sahurda olmak her gün 2 bardak süt içilmeli. Süt önemli bir kalsiyum ve D vitamini kaynağı olmasının tok tutarak açlık hissini bastıracaktır.











ESMER BUĞDAY 

15. yüzyılda Avrupa’ya gelen esmer buğday Japonya başta olmak üzere Rusya, Kanada, Fransa ve Türkiye de yetiştirilmektedir. Magnezyum, B vitamini ve manganezin sengin bir kaynağıdır. Kaynaklardaki bilgiler arasında bu zengin içeriği sayesinde Çin ordusu tarafından güçlerinin artması için tüketildiği de yer almaktadır. 

Yapılan bilimsel çalışmalarda esmer buğday tüketen deneklerin beden yağ yüzdelerinin düştüğü, sağlıklı yağ oranlarına doğru yol aldıkları gösterilmiştir. E vitamini, selenyum, fenolik asit ve kolesterol düzeylerini düşüren flavonoidlerce zengin olan esmer buğday ramazanda salatalara, ekmeklere eklenerek hem iştah kontrolünün sağlanması hem de kolesterol seviyelerinin düşürülmesi için kullanılabilir.


KEFİR:

Sindirimi ve hazmı kolay, besleyici bir içecektir. Tıpkı yoğurt gibi sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı bir fermente edilmiş süt ürünüdür. Yoğurttan daha yoğun olan probiyotik içeriği ile barsaktaki iyi huylu bakterilerin artmasına yardımcı olur, kötü huylu bakterilerin yerleşmesini önler. 

Laktoz intoleransı olan, mide problemleri olan bireyler tarafından da rahatlıkla tüketilebildiği için kıymetlidir. İçeriği zengin mineral, vitaminlerle dolu kefir sıcak yaz günlerinde sıvı alımını arttırmak için kullanılabilecek serinletici bir içecektir. Kefir; Bağışıklık sistemini güçlendirir, mide barsak florasını dengeler, hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler, kansere karşı koruyucudur, yüksek tansiyon, kolesterol düşürülmesinde etkilidir.


KURU FASULYE :

Bir beslenme kılavuzu olan My Pyramid 2005’te haftada 3 su bardağı dolusu fasulye tüketilmesi önerildiğini biliyor muydunuz? Günümüzden 7000 yıl önce çeşitli medeniyetler tarafından yetiştirildiğini bildiğimiz fasulye ramazanda kilo kontrolü sırasında en büyük yardımcılarımızdan biri olabilir. 

Yapılan çalışmalarda baklagil tüketen bireylerin kan şekeri kontrolünün daha iyi olduğu ve baklagillerin mükemmel tokluk hissi sağladığı tespit edilmiştir. 1999–2002 yılındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Sınama Araştırmasındaki araştırmacılar, fasulye tüketen bireylerin tüketmeyenlere oranla daha iyi kilo kontrolü sağladıkları bulmuştur. 

Ramazanda fasulye tüketiminizi ana yemeğin yanında bol mevsim yeşillikli kişi başı bir tatlı kaşığı yağlı bir piyaz olarak veya fasulyeyi ana yemek olarak pişirerek dâhil edebilirsiniz.



MEYVE:
Sahurda bolca meyve tüketin Yapılan araştırmalar sonucunda yapısında triptofan aminoasidi fazla olan besinlerin iştahı azalttığı belirtilmiştir.

Muz, avokado, yulaf ve süt triptofan bakımından zengin gıdalardır. Bezelye, fıstık, fasulye gibi albumin bakımından zengin besinler tüketerek iştahınızı azaltabilirsiniz. Meyveler doğal şeker kaynağıdır. 

Sahurda tüketeceğiniz 2-3 porsiyon meyve sizi gün içinde rahatlatacaktır. Kan şekerinde hızlı iniş çıkışlar açlık hissinin oluşmasındaki en önemli faktörlerden birisidir. 

Krom kan şekeri düzenleyen bir mineraldir. Yulaf, peynir, ısırgan otu, meyan kökü, buğday, süt ve süt ürünleri, yer fıstığı önemli krom kaynaklarıdır.


Reklam

Beğenin

Popüler Yayınlar

 
Sponsor Linkleri : Evdizayn | Sağlıkçılar | Film İzle
Copyright © 2013. Doğal Tedavim - All Rights Reserved
Hazırlayan SiHa