Son Yazılar
Yükleniyor...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Arama

Manşet

Son Yazılar Bitkisel tedavi yöntemleri

22.10.17


Karabiber midedeki hidroklorik asiti yükselterek hazmı kolaylaştırır. 

Midenin düzgün hazım sağlaması ishal, kabızlık, kolit gibi hastalıkları önler. 

Ayrıca karabiber gaz ve idrar söktürücüdür, gaz birikmesine de engel olur.
Karabiber Saç Sağlığını Korur: Cilt sağlığı yanında karabiberin saç sağlığını d akoruduğu sağlık uzmanları tarafından kabul gören bir düşüncedir. İçerdiği mineral ve vitaminler özellikle dökülme eğilimini olan saçların sağlığını korur. Ayrıca kepek sorunun  tedavi edilmesinde karabiber etkilidir.
Sigarayı Bırakmaya Yardımcı Olabilir: Karabiberin diğer önemli özelliğinden bir tanesi de zerdeçal ile kaıştırılarak tüketildiğinde başta sigara olmak üzere bağımlılıktan kurtarma özelliğinin olmasıdır. Özellikel sigarayı bırakmak isteyipde bırakamayanlar için sağlık uzmanları tarafından önerilmektedir.
Göz Sağlığını Korur: Karabiberin bol miktarda A vitamini içermesi göz sağlığının korunmasına yardımcı olur. Antioksidan özelliğinden dolayı göz etrafında serbest radikallerin enden olduğu kaşıntı ve tahrişi engelleyebildiği gibi A vitamini ayrdımıyla genel anlmada göz sağlığının korunmasına katkıda bulunur.
Cilt Sağlığına Faydalıdır:  Düzenli olarak karabiber tüketimi cilt sağlığı için de faydaladır. Cilde zarar veren serbest radikallerin öldürülmesi ve terleme yoluyla veya diğer yollarla bünyeden atmasını sağalar. Özellikle yaşlanma sonucu meydan agelen kırışıklıkların oluşmamasına veya oluşan kırışıklıkların doğal yollarla giderilmesine ciddi anlamda katkıda bulunabilir.
Diş Sağlığı İçin Karabiber: Karabiber aynı zamanda diş sağlığı için etkili bir besin kaynağıdır. Dişlerin çürümesini engelleyici özelliği vardır. Diş  çürümelerinden kaynaklanan ağrıların giderilmesine yardımcı olabilir.
Antidepresan Olarak Karabiber: Modern dünyanın insanlığa getirdiği en önemli hastalıkların bir taneside stres ve depresyondur. Sürekli olarak değişen sosyal şartlar ve eğilimler insanlarda farklı hastalıkların meydana çıkmasına neden olmuştur. Karabiber özellikle ruhsal hastalıkları tetikleyen stresle mücadele edebilen etkili bir antidepresandır. Bunun bir sonucu olarak ayrıca bileşsel kapasiteyi arttırır.
Karabiber Öksürük ve Soğuk Algınlığına İyi Gelir: Karabiber şaşırtıcı bir şekilde ökrüsürk ve soğuk algınlığına iyi gelmektedir. Karabiber antibakteriyel özellikleri  ayrıca solunum bozukluklarının tedavisi için ilaçlarda ve tıp alanında kullanılmaktadır. Bunun dışında grip hastalığının da hızla atlatılmasına yardımcı olabilir. Hastalık esnasında çorbaya, veya hatta çaya veya ıhlamura katılarak tüketilebilir.
Kansere Karşı Korur: Yukarıda karabiberin antioksdian ve antibiyoktik özelliklerinden bahsetmiştik. Bu özelliği karabibere kanserle mücadele gücü katmaktadır. Kanser hastalıklarının bir çoğuna serbest radikallerin neden olduğu günümüz modern tıp tarafından ıspatlanmıştır. Karabiber serbest radikallerin hareket kabiliyetlerini azaltarak bünyeye verdiği hasarı minimuma indirir. Böylece bir çok kaner çeşidine karşı vücudu korur ve kansere yakalanma riskini azaltır.Bunun dışında zararlı güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserine yakalanma riskini azaltır.
Karabiber Metabolizmayı Güçlendirir: Karabiber metaboizmayı hızlandırma ve canlandırmaya ciddi anlamda katkı sağlar. Bunun  için istenmeyen fazla kaloriyi yakar ve karın yağlarının azalmasını sağlar. Karabiber özellikle obeziteye karşı çok etkilidir. Ayrıca düzenl olarak tüketilmesi durumunda mide ile alakalı şikayetleri ciddi anlamda azaltabilir. Fakat bu durum sağlıklı kişiler için geçerlidir.
Karabiber, solunum yolu hastalıklarında, öksürük, soğuk algınlığı, kabızlık, hazımsızlık, anemi, diş hastalıkları, ishal ve kalp sorunlarında bir takım önleyici ve rahatlatıcı etkileri bulunmaktadır. Mikrop öldürücü özellikleri nedeniyle, et yemeklerinde iyi bir terbiye edicidir ayrıca gıdaları saklamak içinde faydalanılmıştır.
Karabiber, Mide özsıvısı salgısı olan hidroklorik asit ( HCl ) salgısını arttırmaktadır. Kolik, ishal ve kabızlık gibi sorunlarda etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
Pek çok insanın muzdarip olduğu bağırsak gazı sorunu için çok etkili bir baharattır. Bilindiği gibi bağırsak gazı üst göğüs ve diğer iç organlara baskı uygulayarak insanları rahatsız eden bir sorundur. Karabiber, biriken bu gazın dışarı atılması için oldukça etkilidir.

Doğal Antibiyotik Karabiber: Karabiberin içerdiği bol ve kaliteli  C vitamini  sayesinde doğal antibiyotik özelliklere sahiptir. Bu özelliği sayesinde karabiber bir çok hastalığa yakalanma riskini azaltırken, özellikle serbest radikallerin etkisini kırmakta ve bünyeye verdiği hasraı giremektedir.
Sindirim Sistemine İyi gelir: Karabiber genel anlamda sindirim sistemi sağlığının korunmasına yardımcı olduğu gibi, sindirim sistemi organlarının hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Karabiber ayrıca gıda tüketimi öncesi bir uyarı olarak hidroklorik asit salgılayarak sindirim sürecini kolaylaştırır ve dolayısıyla, bağırsak ve mide ile ilgili hastalıkların önlenmesinde yardımcı olur.
Karabiber bakteriyal Enfeksiyonlara Karşı İyi Gelir: Karabiber bakterilerin neden olduğu hastalıklara iyi gelir. Aynı zamanda özellikle sindirim sistemi organlarının bakterilerden hasar görmesini engelleyebilir. Kabızlık, ishal ve kolik gibi durumların tedavisinde ise karabiber etkisi gözlenmiştir.
Karabiberin yemekler kattığı harika lezzet dışında içerdiği bol miktarda farklı vtamin ve minerallerle sağlık açısından bir çok fayda sağlamaktadır. Potasyum, magnezmyum ve demir açısından zengin sayılan karabiber K ve C vitaminleri içermektedir. Bunun yanında A vitamini deopsu olduğunu söylemek mümkün. Düzenli olarak karabiber tüketimi bünyenin ihtiyaç duyduğu A vitamininin büyük bir kısımını karşılayabilir.
Virtigo bir cilt hastalığır.Peki nasıl bir hastaliktır.Derimizde pigment üreten, dolayısıyla derimize rengini veren melanosit hücreleri vardır.
Çeşitli sebeplerden dolayı, bu melanositlerin hasar görmesi sonucu, pigment üretilemez.
Pigment yetersizliği sonucu deride, dağınık ve yama şeklinde sınırları belli olan beyaz alanlar (leke) oluşur.
Süt kadar belirgin bir beyazlıktır.Bu lekelerin büyüklükleri değişiktir; nokta kadar ya da 2-3 madeni para büyüklüğünde olabilir.

KARACİĞER YAĞLANMASI BELİRTİLERİ VE TEDAVİ KÜRLERİ..

10.10.17

Karaciğer Yağlanması Belirtileri

Karaciğer yağlanmasının belirtileri başlangıç aşamasında hissedilemeyebilir, hissedilebilir belirtilerinin ortaya çıkmasını aylar hatta yıllar alabilir. Karaciğer yağlanmasının en önemli belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkün;
  • Yorgunluk,
  • Kilo kaybı veya iştah kaybı,
  • Zayıflama,
  • Mide Bulantısı,
  • Zihin karışıklığı, konsantre bozukluğu,
  • Sürekli yorgunluk hissi,
  • Karın ortasında veya sağ üst kısmında ağrı,
  • Karaciğer büyümesi,
  • Genellikle boyun veya koltuk altı kısmında deri rengi değişikliği,
  • Alkol alan kişilerde semptomlar daha ağır ve hissedilir olabilir
  • Sıvı retansiyonu
  • Kas kaybı
  • İç kanama
  • Sarılık (cildin ve gözlerin sararması)
  • Karaciğer yetmezliği
   
Şekerli yiyeceklerden kaçının.
Her gün en az mutlaka 45 dakika yürümeniz gerekiyor.
Diyabet ve hipertansiyon hastalığınız varsa tedavilerinizi lütfen aksatmayınız.Çünkü karaciğer yağlanması varsa iyice tedavinizi olmazsanız iyice arttabilir.
Masadan doymadan kalkın.
Bol sebze tüketin.
Kahve tüketmeyi seviyorsanız lütfen şekersiz tüketmeye özen gösteriniz.
Alkol kullanmayınız.

HERŞEYDEN ÖNCE BİTKİSEL ÇÖZÜMLERE BAŞVURMADAN MUTLAKA DOKTORUNUZA MUAYENE OLUN..

Kereviz kürü nasıl uygulanır?

Ortalama 300 gr kerevizi ince ince dilimleyerek kaynamakta olan 2 bardak suyun içine koyun. Daha sonra 6 dakika ağzı kapalı şekilde haşlayın. Kerevizin hem kendisini hem de suyunu öğlen ve akşam yemeklerinden yarım saat önce (aç karnına olmasına özen gösterin) düzenli olarak tüketin. Bu kür 3 ay devam edecek bir kürdür. 3 ay boyunca haftada 3 gün bu kürü uygulayarak karaciğerinizi yağ dengesini normal seviyelere getirebilirsiniz.
Uyarı: Kereviz kökü, kereviz sapının tam aksine uzun süreli tüketimde tansiyonu yükseltmektedir. Bu nedenle hipertansiyon hastaları için uzun süreli kullanımı tavsiye edilmez.
Elma Sirkesi: Elma sirkesi karaciğer yağlanmasına iyi gelen etkili bitkisel ilaçlardan birisidir. Karaciğerin etrafında biriken yağlardan kurtulmaya yardımcı olur ve kilo kaybını teşvik etmektedir. Ayrıca, karacierin sağlıklı şekilde çalışmasını teşvik eder, iltihabı giderir.
  • Ilık bir bardak suya elma sirkesi ekleyin , isteğe bağlı olarak bir tatlı kaşığı bal ekleyin ve yemeklerden önce günde iki kere alın. Bu bitkisel ilacı birkaç ay boyunca kullanın.
LimonLimon C vitamini, glutatyon denilen karaciğer enzimlerin, üretmeye yardımcı olan bir antioksidan açısından oldukça zengindir. Glutatyon, detoksifikasyon ile karaciğer yardımcı olur, toksinleri nötralize eder. Ayrıca, şimdiye kadar yapılan bir çok araştırma limonun karaciğer iltihabına karşı etkili olduğunu o
rtaya koymuştur.
  • Bir bardak suya yarım limon sıkın, birkaç hafta boyunca günde 3 kere için.
  • Diğer bir seçenek ise, bir kavanoza 2-3 tane dioğranmış limon atın ve suyu düzenli olarak için.
Karahindiba: Karıdandibi karaciğer yağlanmasını tedavi eden güçlü tonik olarak bilinir. Karaciğerde biriken yağları ortadan kaldırır ve karaciğerin fonksiyonlarını sağlıklı şekilde yürütmesini destekler. Bunun yanında yapılan bilimsel araştırmalar alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmalarını iyileştirmeye katkıda bulunduğu bilimsel olarak ıpsatlanmıştır.Karaciğere ne iyi gelir sorusuna verilebilecek en iyi sevaplardan birisi karahandibi olabilir.
  • Sıcak bir bardak suya 1 tatlı kaşığı kurutulmuş karahindiba kökü ekleyin. 10 dakika demlenmesini bekleyin, tatlandırmak için bir tatlı kaşığı bal ekleyerek günde 3 kere 2 hafta boyunca için.
  • Ayrıca salataya taze karahindiba yaprakları ekleyebilir veya garnitür olarak pişmiş karahindiba yaprakları yiyebilirsiniz.

ALIÇ ÇAYI VE ALIÇIN FAYDALARI

8.10.17

 

ALIÇIN FAYDALARI

Alıç çok güçlü bir antioksioksidandır. Birçok yönden sağlığa olumlu etkileri olan alıç doğal bir antioksidan olduğu için, serbest radikaller ile mücadele eder, hücre zarını yeniler, DNA’nın yapısını yeniler. Alıç, kalp hastalıklarına karşı mücadele eder, arter sağlığını korur, yüksek tansiyonu ve kandaki kolestrolü kontrol altına alır. Solunum ve dolaşım sistemini korur, ciltte oluşan yanık, çıban, iltihap ve yaraları tedavi eder. Kanser riskini azaltan alıç, kan damarlarını onarır ve kanın akışını düzenler. Göğüs ağrılarını dindiren alıç, bağışıklık sistemini güçlendirir, korku, endişe ve stres ile mücadele eder, insomnia ile mücadele eder, sindirim sistemini korur, enerji sağlar ve karaciğer sağlığını korur. Alıç, iyi bir kalori yakıcıdır ve hazımsızlığı gidermeye yardımcı olur. Sıcak basmalarını dindiren alıç, iyi bir antioksidan kaynağıdır ve enfeksiyonların, özellikle bağırsak enfeksiyonlarının giderilmesine yardımcı olur.










ALIÇ ÇAYININ FAYDALARI
  • Kalp krizi riskini azaltır
  • Kan dolaşımını düzenler
  • Göğüs ağrısına iyi gelir (Anjin)
  • Yüksek tansiyonu düşürür
  • Damarlarda plak oluşumunu engeller
  • Baş ağrısına iyi gelir
  • Sakinleştirici etkisi vardır
  • Kas spazmlarına iyi gelir.  



Alıç çayının yan etkileri mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, kaşıntı, çarpıntı gibi bazı yan etkiler görülebilir. Gebelik ve emzirme döneminde alıç çayı tüketilmesi önerilmemektedir. Alıç bitkisi kan inceltici ilaçlarla, yüksek tansiyon ilaçlarıyla etkileşime geçerek bu ilaçların etkisini istenmeyen boyutlara taşıyabilir. Bu nedenle düzenli olarak ilaç kullananlar alıç çayı içmeye başlamadan önce doktora danışmalıdır.

SAFRA KESESİ TAŞINDAN KURTULMAK İSTEYENLERE DOĞAL ÇÖZÜM BURDA

  • SAFRA KESESİ TAŞINA İĞDE MUCİZESİ KÜRÜ
  • MALZEMELER
  • Avokado Yaprağı (2 adet)
  • İğde (5 adet)
  • Kırkkilit Otu (1 tatlı kaşığı)
  • Karahindiba (1 tatlı kaşığı)

Safra Kesesi Taşı Eritme Kürü Nasıl Hazırlanır?

Kürün Yapılışı: Safra kesesi kürü aşamalar halinde uygulanır. İlk aşamada 1 ay boyunca sabah iğde akşam ise kırkkilit otu tüketilmesi gerekir. Safra kesesi taşları çok inatçı olabilmektedir ve taşların kimyaları farklılık gösterir. Bazı taşlar kum gibi hemen parçalana bilirken bazı taşlar ise kaya gibi serttir ve parçalanması hemen gerçekleşmez. Eğer ilk aşamada safra kesesi taşınız hala geçmediyse ikinci aşamaya geçiş yapabilirsiniz. İkinci aşamada ise avokado yaprağı ve karahindiba devreye girer.
1.Aşama Sabah:
İlk olarak 5 tane iğdenin kabukları tamamen değil yalnızca bir kısmı hafifçe soyularak 1 su bardağı kaynayan suyun içine atılır. İğdeler 5 dakika boyunca kısık ateşte kaynatılır. Biraz bulanık bir suyu olacaktır. Süzülerek kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına içilir.
1.Aşama Akşam:
Önceden kaynamakta olan 1 su bardağı klorsuz suyun içine tepeleme 1 tatlı kaşığı kırkkilit otu atılır. Karışım 5 dakika kadar kısık ateşte kaynatılır. Ocağın altı kapatıldıktan sonra karışım hala sıcakken süzülür. Akşam yemeğinden 2 saat sonra içilir.
2. Aşama Sabah:
Önceden kaynatılmış 1 su bardağı klorsuz suyun içerisine tepeleme 1 tatlı kaşığı karahindiba ilave edilir. Kısık ateşte ağzı kapalı bir şekilde 5 dakika kaynatılır. Kaynadıktan sonra süzülerek ılımaya bırakılır. Karışım her sabah kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına 1 su bardağı içilir.1 ay boyunca devam ettirilir.
2.Aşama Akşam:
Kaynamakta olan 1 bardak klorsuz suyun içerisine 2 adet – öğütülmüş olarak yaklaşık 1 buçuk tatlı kaşığı avokado yaprağı atılır. Yaklaşık 8 dakika boyunca kısık ateşte kaynatılır. Kaynama süresi bittikten sonra ılıkken süzülür. Akşam yemeğinden 2 saat sonra içilir. Avokado ile hazırlayacağınız bu kürü 5 gün uygulayıp 3 gün ara vererek toplam 1 ay boyunca uygulayın.
Böbrek taşının herhangi bir suda çözünme özelliği olmadığı için ilaç tedavisi etkili olmamakta, böbrek taşı bulunan hastaların, taşlarını dökmek için lazer ve ses dalgası yollamak gibi çeşitli çözüm yollarına başvurulmaktadır. Bu süreçlerde çok ağrılı bir şekilde gerçekleşmektedir. Böbrek taşını fiziksel olarak parçalayıp, boşaltım sistemi ile atmak büyük acılar verir. Ancak gilaburu, fiziksel olarak parçalamak yerine, sizlere kimyasal yöntemler ile çözünme olasılığını sunmaktadır. Taşı kimyasal yollar ile eritir ve vücuttan atılmasını sağlar.
BU KÜRÜ YAPMAK İSTEMEYENLERE BAŞKA BİR  KÜRÜMÜZ DAHA VAR..DIŞINDA TAŞLARI DÜŞÜRMEK İÇİN GİLABURU DA KULLANABİLİRSİNİZ?
Gilaburu . Günde 2 kez 3-10 ML arası veya yarım çay kaşığı gilaburuyu, bir miktar su ile karıştırarak tüketiniz. Gilaburu bir hafta içerisinde, 6-8 mm böbrek taşını eritebilme kabiliyetine sahiptir. Çok sert böbrek taşlarına karşı, gilaburu kesin çözümler içermez. 
TABİ HER ŞEYDEN ÖNCE DOKTORA
GİTMELİSİNİZ İLAÇLARDAN ÇÖZÜM 
BULAMAZSANIZ DOĞAL YOLLARI 
DENEYEBİLİRSİNİZ.. 

Gebe kalmayı kolaylaştıran incir kürü


GEBE KALAMAYANLAR İÇİN AŞILAMA VE TÜP BEBEK  İNCİR KÜRÜNÜ DENEMENİZİ TAVSİYE EDERİM. Tabiki doktora gidilmeli. Ama ilaç kullanmadan öncesinde bitkisel çözümler aranmalıdır..Bu kür doğal yollardan yumurta sayısını arttırmaktadır.Bu kür sayesinde çoğu kişi gebe kalmıştır.Gebe iken bile yenmesinde  çok faydası vardır.

Yumurta Sayısını Artıracak Kuru İncir Kürü :
Yarım litre (2,5 bardak) su kaynatılır. Kaynayan suyun içine 15-16 adet kuru incir, sap kısmı kesilerek ilave edilir. Ağzı kapalı olarak 20 dakika kaynatılır. Ilıması beklenir. Süzülür, iki veya üç içimlik ayarlanarak öğünlerden 10-15 dakika önce, aç karnına içilir.
Bu kür, iki kez 21gün uygulanır. 21 gün içilir, 7 gün ara verilir, tekrar 21 gün içilmek kaydı ile 42 gün tamamlanır.
Bu kür 1 günlük olarak hazırlanır. Her gün yenisi hazırlanır.

Bu kürün etkisini artırmak için, yumurta büyüklüğünde beyaz kuru soğanı ince ince kıyıp, üzerine 1 yemek kaşığı sumak serperek yemekten 10-15 dakika önce yiyebilirsiniz. Bunu haftada 4 kez tekrar edin. Bu sizi yumurtalık kisti-polikistik over ‘den de koruyacaktır.

Vücudunuz için güneş ışığının faydaları saymakla bitmiyor..

                                      SİZE BİR AVUÇ GÜNEŞ IŞIĞI YETER




Herkesin bildiği gibi güneş ışığı sağlığımız için büyük önem taşımaktadır.Sizin için bir tavsiyem var Hergün 15-20 DK avuç içlerini açıp d vitamini alabilirsiniz ..




D vitamini kalbin pompalama gücüne ve kalp hücresinin yapısına etkisiyle kalp rahatsızlıklarını önleyici bir özelliğe sahiptir. D vitamini eksikliği; kalp hastalıklarının beraberinde getirdiği yüksek tansiyon, obezite, şeker hastalığı gibi rahatsızlıklar üzerinde oldukça etkindir. Böylece D vitamini eksikliği olanların bu hastalıklara yakalanma riski 2 katına çıkmış oluyor.







D vitamini aynı zamanda enfeksiyonel hastalıklar üzerinde büyük ölçüde etkilidir. Eksikliği halinde grip, enfeksiyon mücadelesi, multiple skleroz, bağırsak iltihabı, kanser ve pankreas insülin salınımı düzenlemesi tiroid faaliyetlerini düzenleme ve kanın pıhtılaşmasını sağlama vs. durumlarında hem düzenleyici hem de koruyucu durumdadır.


Kalsiyum emilimini sağlayan D vitamini kemik sağlığı için çok önemli bir rol oynar. Kemiklerin gücü ve sağlığı için D vitamini eksikliğinin hemen tespit ve tedavisi şarttır. Kandaki kalsiyum ve fosforun normal sınırlarda kalmasını sağlayarak kemik erimesini(osteoprozu)önler. Kemikleri ve dişleri güçlendirir. Çocuklarda D Vitamini ihtiyacı bu yüzden fazladır.


Kaslara güç veren D vitamininin eksikliği durumunda devamlı yorgunluk ve ağrı olur. Bu durumda D vitamine baktırmak ve takviyeye başlamak gerekir.Depresyon


-Kemik Ağrıları (vücut genelinde)


-Kas zayıflığı


-Başın fazla terlemesi


-Kaslarda oluşan kramplar


-Halsizlik


-Eklem bölgelerinde ağrı


-Kilo alma problemi


-Yüksek tansiyon


-Baş ağrısı


-Soğuk algınlığı


-Kabızlık


-İshal


-Mesane sorunları



Kulağa komik gelebilir ancak D vitamini eksikliği depresyona yol açar. Nedensiz yere mutsuz ve hüzünlü hissetme durumu D vitamini eksikliğinin başlıca belirtilerindendir. Şöyle ki, beyinde üretilen ve ruh halinin düzenlenmesinde kullanılan serotonin hormonu D vitamini eksikliğine bağlı olarak düşer.


D vitaminin en önemli belirtilerinden biri de kemik ağrılarıdır. Özellikle güneşten mahrum kaldığımız kış aylarında bu ağrılar daha da artar. Halsizlik ve vücut genelinde olan bu ağrıların dikkate alınmaması durumunda yetişkinlerde “osteomalazi” adı verilen kemik yumuşaması, çocuklarda ise “raşitizm” görülebilir.


D vitamini eksikliği nasıl ölçülür?


D vitamini eksikliğinin ölçümü için, yukarda belirtilen durumların hissedilmesiyle doktora başvurulması gerekir. Yapılacak olan kan testinde D vitamini (25 (OH) vitamin D3) düzeyinin ölçülebilir.

SİNDİRİM SİSTEMİNİZDE PROBLEM YAŞIYORSANIZ..

Yoğurt

Yoğurt, sindirimi karbonhidrattan daha uzun süren ve bu sayede daha uzun süre tok tutan protein açısından zengindir. Aynı zamanda probiyotik içerir. Probiyotikler, sindirimi güçlendirerek şişkinliği azaltır ve kabızlığı önler.


Protein

Süt ve süt ürünleri, kırmızı et, balık, tavuk, baklagiller yüksek miktarda protein içerir. Bunlar karbonhidratlardan daha uzun sürede sindirildiğinden, daha uzun süre tok kalmaya yardım eder. Dolayısıyla ihtiyacınız olmayan, sadece şişkinlik yapacak olan yiyecekleri tüketmenizin önüne geçer. Sofranızda her gün bir avuç kadar protein içeren yemek olmasına dikkat etmelisiniz.


Salatalık

Salatanızı hazırlarken içine salatalık eklemeyi ihmal etmeyin. Kıtır kıtır tüketebileceğiniz bu besin, yeme isteğinizi bastırır ve göbeğinizin düzleşmesine yardım eder. Yüksek oranda su içermesiyle de doğal bir idrar söktürücü özelliktedir. İçerdiği yüksek miktardaki lif, sindirime yardımcı olur ve daha uzun süre tok kalmanızı sağlar.





SAÇ CİLT SORUNLARI İÇİN MUHTEŞEM BİR YAĞ

Akne sorunu yaşayan birçok kişi için , cilt hasarına maruz kalıyor ve bu da yara izine neden olabiliyor. Cildin nemlendirilmesi sağlıklı bir cilde sahip olmanın en önemli adımıdır. Çünkü cildinizin enfeksiyonla mücadele etmek ve düzgün bir şekilde iyileşmek için yeterli neme ihtiyacı vardır. Araştırmalar, hindistancevizi yağının cilt üzerine uygulanmasının, bakterilerle savaşırken aynı zamanda kuru cildin rahatlamasına yardımcı olduğunu gösteriyor.Akne için eminim her türlü şeyleri denemişsinizdir.Birde hindistan cevizi yağını denemenizi tavsiye ediyorum.Bende kullanıyorum gercekten cildimde faydasını görüyorum..


Erkekler içinde hindistan yağı traş için çok önemli bir yeri var..İnce bir hindistancevizi yağı tabakasını tıraş köpüğü olarak kullanın. Böylelikle pürüzsüz bacaklara sahip olmakla kalmayacak; yağ, jiletin daha uzun süre dayanmasını sağladığından aynı zamanda tasarruf yapmış olacaksınız.

Hindistancevizi yağının en garip kullanım şekli değil belki; ama oldukça yakın. ‘Oil pulling’, hindistancevizi yağını ağızda günde yaklaşık 20 dakika kadar vücutta detoks etkisi yarattığına, dişleri beyazlattığına, uykusuzluğu önlediğine, eklem yangılarını ve migren ağrılarını azalttığına inanılmaktadır.

Saçlarınıza birde hindistan yağı ile bakım yapmayı deneyin..Yıkamadan önce saçınıza hindistancevizi yağı uygulayın ve farkı görün. Saçınız daha yumuşak, parlak ve daha başa çıkılabilir olacak. Bir çay kaşığı kadar yağ kullanın ve saçınıza güzelce masaj yapın. En az 10 dakika kadar bu şekilde durmaya çalışın.

Bir yemek kaşığı hindistancevizi yağı ile bir yemek kaşığı esmer şekeri karıştırın ve cildinizi iyice ovuşturun. Cildiniz aynı anda hem pul pul dökülüp hem de nemlenerek daha pürüzsüz bir hale gelecek. Ayrıca karışıma biraz da tuz ekleyerek ayaklarınız için ekstra ovuş gücü elde edebilirsiniz.

Hindistancevizi yağını, yoğun bir macun kıvamına getirebilmek için soda ile karıştırın. Diş fırçanıza bu karışımdan biraz sürün ve bırakın dişleriniz beyazlasın.

Güneş yanıklarında  Yanığın ilk harareti biraz hafifledikten sonra, hindistancevizi yağı ile yapacağınız nazik bir masaj, derinin iyileşmesini hızlandıracak ve soyulmanın önlenmesine yardımcı olacaktır.


Bunun için hindistancevizi yağına ve elma sirkesine ihtiyacınız olacak. Saçı elma sirkesi ile güzelce ıslatın, yıkamayarak kurumasına izin verin. Sirke kuruduktan sonra, saça bolca hindistancevizi yağı uygulayın ve bebeğinizin başının her yerine masaj yapın. Bu şekilde bırakabildiğiniz kadar bırakın (ne kadar uzun, o kadar iyi). Saçlarını, sirke tarağı kullanarak her zamanki gibi tarayın, şampuanlayın ve bakım yapın. Yağdan tamamen kurtulmak için iki kez şampuanlamak zorunda kalabilirsiniz; ancak bu uygulama sayesinde bebeğinizin saçları yumuşacık ve ışıltılı olacak.


Saman nezlesinin semptomlarını rahatlatması için çocuğunuzun burun deliklerinin kenarlarına az bir miktar hindistancevizi yağı sürün. Böylelikle tozlar ve polenler yağa tutunacak ve çocuğunuzun burnuna girmeyecekler.





Ayaklarınızda koku varsa bırde hindistan cevizi yağını denemenizi tavsiye ediyorum..Kokan ayaklarla baş etmeye çalışıyorsanız eğer, ayaklarınızın sabah-akşam hindistancevizi yağı ile ovmak, kokusuz ve ferah kalmalarını sağlayacaktır.

Yarım bardak hindistancevizi yağına biraz okaliptüs ya da mentol ekleyin ve bu karışımı sırtınıza sürerek iyice ovun. Bu uygulamayı yıkanırken küvetin içerisinde de yapabilirsiniz. Sıcak suya limonla birlikte bir çay kaşığı hindistancevizi eklemek soğuk algınlığı ile savaşmada da faydalıdır.

Reklam

Beğenin

Popüler Yayınlar

 
Sponsor Linkleri : Evdizayn | Sağlıkçılar | Film İzle
Copyright © 2013. Doğal Tedavim - All Rights Reserved
Hazırlayan SiHa