Son Yazılar
Yükleniyor...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Arama

Manşet

Son Yazılar Bitkisel tedavi yöntemleri

Bir günde nezleden nasıl kurtulunur

24.12.13


Arkadaşlar bu yöntemi bilenler varmıdr bilmiyorum...nezle olduğunuzda sürekli burnunuz akar ve gözlerinizden yaşlar gelir..bunu egellemenin ve nezleden kurtulmanın en basit yöntemini anlatacağım...Bu yöntemi ben her nele hatta grip olduğumda kullanıyorum ve anında etkisiini görüyorum ve hastalıktan eser kalmıyor.. Şimdi öncelikle elimizde turşu suyu olmalı.Ev yapımı kornişon turşusu olması tercihtir. Önce lavaboda burun akıntımızı temizliyoruz...bardak yada herhangi bir kaba turşu suyunu döküyoruz.Daha sonra avcumuza döküp burnumuza çekiyoruz ve 10-15 saniye burnumuzda kalacak şekilde bekletiyoruz..elimizle burnumuzu kapatarak bunu saağlayabilirsiniz.. daha sonra sümkürerek burunumuzu temizliyoruz ve nezlenin dakikalar içerisinde geçtiğini görecekiniz. Ben kendim bu yöntemi her zaman uyguluyorum ve olumlu sonuç alıyorum.. 

 Herkese sağlıklı günler

Selülitlerden kurtulmak için neler iyi gelir?

24.6.13







Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık, kafeinli granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın. Farkı hemen farkedeceksiniz.


Aşırı kilonun hormonları negatif etkilediği kesin bir gerçek bu nedenle kişinin ideal kilosunda olması önemli. Sık sık kilo alıp vermeler ise çok tehlikeli, hem metabolizma yavaşlıyor hem de ciltte sarkmalar görülebiliyor. Kilonun korunması gerekir. Ödem oluşumunu önleyen proteinden yeterli bir beslenme uygulanmalı. Alkol, asitli içecekler, tuzlu, tatlı ve yağlı yiyecekler, hamur işlerinden uzak durulmalı. Öğünlerde yeşil yapraklı sebzeler, maydanoz, dereotu, ıspanak, marul, brokoli, kabak, salatalık gibi sebzeler tüketilmeli. Potasyumdan zengin meyveler tüketilmeli, kayısı, portakal, kivi, böğürtlen, muz, kavun, karpuz gibi. Balıkta bulunan fosforun dokuları kuvvetlendirici özelliği olduğu için haftada iki kez tüketilmeli Antioksidan özellik gösteren vitamin ve minerallerden doktor kontrolünde destek alınmalı. A, C, E vitaminleri, çinko ve selenyum gibi. Vücudu toksinlerden arındırmak için günde 1.5-2 litre su içilmeli. Böbrekleri çalıştıran biki çaylarından destek alınmalı, ıhlamur, ısırgan gibi. Bağırsakların düzenli çalışması, toksik maddelerin vücuttan atılması için posadan zengin yiyecekler hergün tüketilmeli: Sebze, meyve, kurubaklagil ve tahıllar Hergün düzenli spor yapılmalı en azından yürüyüş yapılmalı."



"Selülitte temelde dolaşım bozukluğu etken, kişinin düzensiz beslenmesi tabii ki etkiliyor ama metabolizması, genetik yapısı, hormonal düzensizlikler, karaciğer rahatsızlıkları, tiroid, hareketsizlik, kabızlık, alkol, sigara, asitli içecekler, hormon ilaçları da diğer faktörlerdir.


"Yağ hücreleri belli bir yaşa kadar çoğalmakta ve sonrasında beslenmeye bağlı olarak hacimsel değişikliğe uğramaktadır.

Yanlış bir beslenme tarzı olan 'fast-food' ağırlıklı beslenme ki bu yiyecekler arasında hamburger, pizza, asitli içecekler, alkol, aşırı tuzlu veya tatlı yiyecekler, hayvansal yağdan zengin besinler yağ hücrelerinin şişmesine, ödem oluşmasına ve ödem atılamazsa ise selülit oluşumuna neden olmaktadır.

Bunların yanı sıra az su içmek de bir diğer etken. Saf su vücuttaki ödemin, toksik maddelerin atılmasını sağlıyor."



Yürüyüş ve Egzersiz Çok Faydalı Bir Etkendir

Selüliti engellemek için dik oturmak yetmiyor. Aynı zamanda bol bol yürüyüş yapmanız gerekiyor. Çünkü tempolu bir yürüyüş kalça bölgelerindeki kan akışını hızlandırarak, selülitli görünümün azalmasını sağlıyor. Yürüyüş aynı zamanda kalçada biriken yağları eriterek, cildin pürüzsüz bir görünüme kavuşmasına yardımcı oluyor.

Kahvenin faydaları nelerdir?

28.3.13







Astım
Kahvenin, astım hastalarına yardımcı bir içecek olduğu yaklaşık 150 yıldır bilinmektedir. Kahvenin içerisindeki kafein nefes yollarını açıcı etkiye sahiptir. Günümüzün saygın tıp dergileri de kahvedeki kafeinin, genç astım hastalarında kuvvetli bir nefes açıcı ilaç olduğunu kanıtlayan araştırmalar yayınlamışlardır. Hatta yapılan deneylerle kahve içenlerin astıma yakalanma olasılığının belli bir miktar azaldığı görülmüştür.

Kanser
Kahvenin de yeşil çay ve siyah çay gibi iyi bir antioksidan kaynağı olduğu tespit edilmiştir. Hatta kahve işlenme sürecinde de içindeki antioksidanları kaybetmemektedir. Bilindiği üzere antioksidanlar kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engelleyici özelliktedirler.

Baş Ağrısı
Migren üzerindeki olumsuz etkileri bilinmesine rağmen kahve, normal bir baş ağrısına iyi gelmektedir. Kahvenin içerisinde baş ağrısı içi kullanılan ilaçlardaki maddelerden bulunduğu ve biraz daha iyi sonuç verdiği görülmüştür.

Karaciğer
Kahvenin faydalarından biri de kahve içen kişilerin karaciğer rahatsızlıklarına daha az yakalandıkları yapılan araştırmalarla tespit edilmiş olmasıdır. Kahve, özellikle sirozun ve sirozdan kaynaklanan karaciğer kanseri riskinin düşürülmesine faydalıdır.

Safra Taşı
Erkeklere göre vücutlarında daha fazla safra taşı üreten kadınların, kahve içmeleri durumunda içmeyenlere göre safra taşından daha az şikayette bulundukları gözlenmiştir.

Konsantrasyon
Uyarıcı etkisi olan kahvenin dikkati bir iş üzerinde toplamada faydalı olduğu bilinmektedir. Özellikle işte ve okulda yapılan araştırmalar, belli miktar kahve tüketiminin konsantrasyonu arttırdığını göstermiştir.

Selülit
Bilinenin aksine kahvenin faydalarından biri de selülit ve benzeri cilt sorunları üzerinde olumlu etkilere sahip olmasıdır.

Parkinson
Günde bir fincan kahve içen erkeklerde, Parkinson hastalığına yakalanma riskinin bir miktar azaldığı yapılan araştırmalarda gözlenmiştir. Bu riskin azalması Kahvenin önemli faydalarından biridir.
SİROZU ENGELLİYOR

Çok araştırılan bir alan. Bir araştırmaya göre aşırı alkol tüketenler, fünde dört veya daha fazla fincan kahve içtiği takdirde siroz ihtimali yüzde 80 oranında azalıyor.
DÜŞÜĞE YOL AÇIYOR

Bir araştırmaya görev günde üç fincandan fazla kahve içen kadınların doğurganlık oranı yüzde 27 azalıyor. Aşırı miktarda kahve tüketiminin düşüklere ve bebeğin kilo kaybına yol açtığı da öne sürülüyor.
BAĞIRSAK ÇALIŞTIRIYOR

Kahve, bağırsakları harekete geçiriyor. Bu da midenin besinler sindirilmeden boşalması anlamına geliyor, ancak sağlık açından bir felaket olarak görülmüyor. Kahve, gastrik asit salgılanmasına yol açıyor, ancak süt ve biranın yarısı kadar bir düzeyde.
İNTİHARI ENGELLİYOR

Yeni bilgilere göre kahvenin depresyona karşı etkisi var. Bazı durumlarda intiharı önleyecek kadar güçlü bir etki. Günde iki-üç fincan kahve çok yararlı.

Narın faydaları neler ve nelere iyi gelir?

27.3.13









Yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görülmüştür.
Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.
Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması.

10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidandır ve tansiyonu düşük olan dikkatli tüketmeleri gerekir.Çünkü tansiyonu düşürücü özelliği vardır.


Nar suyu dişeti iltihaplarını giderir.
Yüksek tansiyonu düşürür.
Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur.
Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır.
Enerji verir, yorgunluğu giderir.
İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar.
Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur.
Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller.
Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar.
İshali (diare) önler tedavide destek sağlar.
Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar.
Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır.
Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir.
Nar Çekirdeğinin Faydaları:
* Güçlü Antioksidandır.
* Kalp krizi riskini azaltır.
* Selülit gibi cilt problemlerini çözer.
* Östrojen takviyesi ile menopoz dönemi sıkıntılarını giderir.
* Yaşlanmayı geciktirir (anti-aging)
* Doğum kontrol hapının yan etkilerini azaltır.
* Kötü kolesterolü ve hipertansiyonu düşürür.

Boyun sarkmasını önlemek için doğal yollar

26.3.13



Boyun her daim vücudun ortasında ve dik olarak tutulmalıdır. Boynu eğmek yatay çizgilerin çıkmasına ve sarkmasına eden olur. Dik tuttuğunuz taktirde bu sorunların önüne geçebilirsiniz.
Ayrıca gece yatarken kullanılan yastık ve uyuma şeklide boyun sarkmalarını tetikleyebilir. Uyurken sırt üstü yatmaya ve yumuşak yastık kılıfları kullanmaya özen gösterin
Güneş ışınları da boyun bölgesinde deformasyona neden olur. Dışarı çıkarken güneş koruyucu krem kullanmalısınız.

Boyun sarkmasına maske
Malzemeler:
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
2 tatlı kaşığı buğday filizi yağı
1 yumurta akı

Hazırlanışı ve uygulanışı:
Zeytinyağı ve buğday filizi yağı karıştırılır ve ardından yumurta akı ilave edilir. Hazırlanan maske boyun ve dekolteye sürülür. 15 dakika bekletildikten sonra ılık su ile durulanır ve maden suyu ile kompres yapılır. Bu bakım hafta da bir gün uygulanabilir.

İhmal edildiği taktirde, yoğunlaşan yaşlanma izlerini hemen yansıtır. Boyun güzelliği bir cilde bağlı olduğu kadar, uygulanan bakıma da bağlıdır. İşte bu uygulamalardan bazıları:
-Bakış açınız, boynunuzu düzgün tutmanıza yardımcı olabilir. Mümkün olan en geniş alanı görecek ve vücutla dik açı oluşturacak şekilde bakın.
-Boynunuzu omuzlarınız arasına gömmekten veya çenenizin altına sıkıştırmaktan kaçının. Bu hareketlerin cezası, erken kırışık oluşumudur.
-Boynunuzu uyurken de düz tutabilmek için, alçak bir yastık kullanmak en iyisidir.
-Yüzünüzle beraber boynunuzu da nemlendirmeniz ve beslemeniz gerektiğini unutmayın. Hatta, boynunuza daha fazla özen göstermelisiniz. Bu bölge, terleme ile kolayca tahriş olur.
-Gün boyunca, boynunuzu ileri doğru uzatıp germek ve başınızı soldan sağa ve sağdan sola döndürmek gibi basit egzersizler yapın.
-Esnek ve gergin bir boyuna kavuşmak için yapabileceğiniz spor ise yüzme.
-Boyun deriniz sarkmaya ya da bu kısımda çizgiler belirmeye başlamışsa, fularla gizlemenize gerek yok. Özel bir bakım uygulayın yeter.
-Temizleme sütü ya da nötr sabun yardımı ile temizleyin.
-Sofra tuzu ve zeytinyağı ile hazırlayacağınız bir karışımla peeling uygulayın
-Besleyici ve güçlendirici bir maske uygulayın.
-15 dakika sonra, cildi temizleyin ve fazla hırpalamadan, nazik hareketlerle masaj yapın. Aşağıdan yukarı ve yukarıdan aşağı doğru parmaklarınızla hafif hafif vurun ve işaret parmaklarınızı sırayla çene altına kaydırın.

Doğum kontrol hapı kilo yapar mı?

20.3.13







Tam olarak kesin bir bilgi yok ama doğum kontrol haplarının kilo yapmaya meyilli olduğu söylenmektedir.bir hormon ilacı olduğu için bazı bünyelerde iştah açmaktadır.
 Doğum kontrol ilaçları vücutta ödem yapar bu ödem de bir müddet sonrasında vücuttaki yağ oranında artış sağlamaya başlar.
Doğum kontrol ilacı kullanıyorsanız:
Mutlaka günlük hareketlerinizi arttırmalısınız ve günde en az iki litre su içmelisiniz. Ancak bu şekilde doğum kontrol ilaçlarının yarattığı ödemden daha az etkilenebilirsiniz. Aksi halde kilo almanız kaçınılmaz olur.

Doğum kontrol ilaçlarıyla birlikte:
Mutlaka spor yapmalısınız, düzenli beslenmeli kahvaltıyı kesinlikle atlamamalısınız. Öğlen yemeğinizde karbonhidrat ve proteini birlikte tüketmeye çalışın. Akşam yemeğini yedikten sonra tekrar bir şeyler yemek isterseniz, bu öğünününüzün uyumadan önce mutlaka en az 2 saat öncesine denk gelmesine çalışın. Kepekli ekmek mutlaka yemeniz gerekenler arasındadır.

Mantarın faydaları neler?

19.3.13



1-Kalsiyum, fosfor, potasyum, demir ve bakır yönünden zengin olan mantar şeker, kalp, damar hastalıkları ve aneminin düşmanıdır.
2- Vitamin deposu olan İSTİRİDYE MANTARI , insan sağlığını koruyucu B vitaminleri (B1, B2, B3, B5, B7) C ve D vitamini yönünden zengin bir besindir.
3- Bağışıklık sistemini güçlendiren mantar, bünyeyi hastalıklara karşı korur.
4- YAPRAK Mantarın bilinen en iyi bitkisel protein kaynağı olduğunu belirten uzmanlar, “Vücut hayvansal gıdalarla protein kadar da yağ alıyor ancak mantarda yağ oranı neredeyse sıfır. Mantarla vücut saf protein alır” demektedirler. Etin yerini tutan mantarın, protein değeri etten fazladır.
5- İSTİRİDYE MANTARIN kolesterolü düşürücü özelliği vardır. Yağ oranı yok denecek kadar düşük olan ve kesinlikle kolesterol içermeyen mantarlar, sağlıklı diyet listelerinde kullanılır.
6- İSTİRİDYE MANTARI yorgunluğu giderir, düşünme ve öğrenme yeteneğini geliştirir ve bedenin gelişmesinde yardımcı olur.
7- YAPRAK Mantarı barsakların çalışmasını sağlar.
8- Mantardaki ”Lentinian” adı verilen maddenin tümörleri azalttığı bilinmektedir.
9- İSTİRİDYE MANTARI , beyin kanamaları, damar sertliği ve enfeksiyonlara karşı koruyucudur.




Potasyum en çok muzda bulunur diye biliriz ama mantarda, muzdakinden daha çok potansyum vardır. Potasyum kalp krizi riskini azaltır ve özellikle yüksek tansiyon hastaları için doğal ilaçtır. Mantar aynı zamanda bakır, protein ve B vitamini de içerir. Mantarın faydalarının başında göğüs ve prostat kanserini önlemek gelir.
Diyette Mantar
Mantar neredeyse en düşük kalorili sebzelerden biridir. Yaklaşık olarak yüzde doksanı sudan oluşur. Karbonhidrat içermez ve yağlı değildir. Aksine liflidir.
Mantar lifli olması sebebiyle tok tutar ve kabızlığa iyi gelenler yiyecekler arasında yer alır.
Mantarın kararmaması için, temizlediğiniz mantarları limnonlu suda bekletebilirsiniz. Tıpkı patlıcan gibi.
Mantar, pişerken su çekmeyen aksine su bırakan bir sebzedir. Bu yüzden mantarı pişrirken içine çok az su koymanızı öneririm.

Diyet Mantar Yemeği Tarifi
Mantarları iyice yıkayıp, üstündeki kabukumsu bölümleri temizledikten sonra (bembeyaz hale geleceklerdir) temizlediğiniz mantarları limonlu suyun içine atın.
Tencereye zeytinyağı döküp, üzerine irice soğan doğrayın. Domates ve çok az tuz ilave ettikten sonra, 15-20 dakika limonlu suda beklettiğiniz mantarları alıp üzerine ekleyin. Biraz su ilave edin ve tencerenin kapağını kapatın.
Mantar çok çabuk pişer. Bu yüzden kısık ateşte yaklaşık olarak 20-25 dakika pişirmeniz yeterli olacaktır. Servis etmeden önce mantarın üzerine dereotu eklerseniz, güzel bir lezzet oluşturmuş olursunuz.

Kramp nedenleri,krampları önlemek için neler yapmalı?

15.3.13





KRAMP KİMLERDE GÖRÜLÜR?
·        Yoğun ve ağır egzersizler sonucu hücrelerindeki depo glikojeni ani bir şekilde tüketenler,
·        Herhangi bir şekilde potasyum ve tuz kaybedenler (Hipertansiyon hastaları, hamileler vb),
·        Isınmadan ani hareketler yapanlar,
·        Potasyum ve kalsiyum mineralleri bakımından fakir beslenenlerde daha sıklıkla görülür.

En bilinen sebebi kaslarda su kaybıdır(fazla terleme ve ishal). Bu nedenle sıvı kaybının yeterli bir şekilde karşılanması gerekir. Bunların dışında;
Atardamar hastalıkları kaynaklı olabilir.
Kasları haddinden fazla zorlamak, yaralamak,
Vücutta tuz kaybı(hamileler),
Demir, folik asit veya magnezyum eksikliği bu durumu tetikleyebilir.
Potasyum ve kalsiyum bakımından fakir beslenme,
Yorgunluk, uyku dengesizliği, hava değişimi,
Çok uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak,
Esneme egzersizleri yapmadan spora başlamak kramplara neden olabilir.
KRAMPLARI ÖNLEMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Kurutulmuş meyve, yeşil sebzeler, domates, avokado, muz gibi potasyum bakımından zengin içerikli şifalı bitkiler le beslenmeye dikkat etmeliyiz,
Kahve, çay, kola ve sigara tüketimini azaltın,
Düzenli olarak egzersiz yapın. Çünkü düzenli egzersiz kaslarınızın kuvvetlenmesini sağlayacaktır.
Dolaşımın devamı ve Laktik asitin( yorgunluğa sebep olan madde) kaslardan uzaklaşması için bol su tüketin. Düzenli su içme alışkanlığı kazanmalısınız.
B grubu vitaminleri bakımından zengin olan tam tahıllı ekmekler yiyin.
Kas çekilmelerinin düzenlenmesi için az yağlı süt ve yoğurt tüketin.
Enerji verici besinler tüketin.
Alkol içmeyin.
Sebzeleri pişirme suyunu atmayın. Yemeklerinizde kullanın. Pişirme suyunun atılması önemli derecede vitamin ve mineral kaybı demektir.

KRAMP ANINDA ACİL MÜDAHALE
Sık tekrarlayan kramplarda bir hekime mutlaka görünmelisiniz. Ani ve nadiren ortaya çıkan kramplarda ise ilk müdahale yakınındakiler tarafından yapılmalıdır. Kramptan etkilenen adale yumuşak bir tavırla düzeltilmelidir. Ani gerdirme hareketlerden sakınılmalıdır. Bükücü olarak nitelenen kaslara kramp girerse, onun tam tersindeki açıcı kaslara hafif bir mukavemet uygulanır. Böylece, kilitlenen kaslar, kısa süre içinde birbirinden ayrılacaktır. Etkilenen kasa kompres ve masaj yapılabilir, sıcak banyoya daldırmak veya sıcak kompres ya da soğuk kompres de adale spazmını azaltabilir veya gergin bir adaleyi gevşetebilir. Birçok kişinin yaptığı bir hata vardır. Kramp giren bölgeye, germe, kıl çekme, iğne batırma gibi yöntemler kesinlikle bilimsel değildir. Bir dokuya batırılan iğne ya da o bölgeden kıl çekme, kilitlenen kasın iyice kasılmasına neden olur.
Kramp anında önemli olan, kasların gevşetilmesinin başarılmasıdır. Bu biraz acılı olabilir. Aşağıdaki bazı önemli tavsiyeler size o anda yardımcı olacaktır.
Kramp bölgesi ovuşturulur.
Baldır bölgesindeki kramplar için germe hareketi yapılır.
Buz tedavisi veya kızarana kadar ovma hareketi yapılır.
Sıcak su torbası da kasları gevşetmek için yaralı olacaktır.
Şayet geceleyin ani oluşan kramplardan muzdaripseniz sizlere tavsiyemiz; bir çay kaşığı elma sirkesi ile iki çay kaşığı balı suda karıştırıp için. Bu, şikâyetlerinizin azalmasına yardımcı olacaktır.

Boğaz ağrısı nasıl geçer,Boğaz ağrısına neler iyi gelir?

14.3.13








BOĞAZ AĞRISININ BELİRTİLERİ:
Bakteriyel durumlarda yüksek ateş,
ses kısıklığı,
öksürük,
boğazda yanma,
halsizlik,
ve nefes kokmasıdır.
NELER YAPMAK LAZIM:
Vücuda sıvı alımını artırmak,
Bulunduğunuz ortamlarda bir nemlendirici veya buhar kaynağı bulundurmak (kaloriferin üzerine konulan ıslak havlu veya sobanın üzerindeki çaydanlık işe yarayabilir),
Sigara dumanı bulunan ve tozlu ortamlardan uzak durmak, kirli havada fazla vakit geçirmemek,
Tüketilen içeceğin çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına dikkat etmek, ılık içecekleri tercih etmek,
Yutulması kolay olan yiyecekleri; püre, pilav gibi besinleri tüketmek,
Soğuk havalara uygun giyinmek ve çok fazla terlememeye çalışmak,
Taze sebze ve meyve tüketmek,
Vitamin yönünden zengin besinle tüketmek,
Günde birkaç kez tuzlu su ile gargara yapmak,

Ballı sıcak çay içmek,
Hatminin bitkisinin kökü,çiçekleri ve yapraklarını kullanarak oluşturulan karışımı içmek,
Adaçayını ılık bir şekilde ve hafif bir şekilde ağızda gargara yaparak içmek (adaçayına bal ve sirke ilave edilebilir),
Ayvanın suda bekletilmesi ile elde edilen şurupla gargara yapmak,
Kara dut kullanılarak yapılan şurup ile gargara yapmak,
Gül yaprakları ve menekşe yapraklarından elde edilen çayı içmek,
Ihlamur, sarımsak, yaban mersini ve dut tüketmek,
İnciri sütle birlikte pişirerek yemek,
Limon suyu içmek,
Melek otunu kaynatarak elde edilen karışım ile gargara yapmak,
Böğürtlen yaprağını 15 dakika kaynattıktan sonra elde edilen karışım ile gargara yapmak,
Menekşe yapraklarından yapılan çayı içmek boğaz ağrısına, bademcik iltihaplanmasına ve bunlara bağlı olarak gelişen bronşit gibi rahatsızlıklara çok iyi gelmektedir.

Gebeyseniz adaçayı içmeyin!!!

Adaçayı Yaprağı (Salviae folium) : 1 yemek kaşığı adaçayı yaprağının üzerinebir bardak kaynar su döküldükten sonra üstü kapalı olarak 10 dakika demlenip süzülür. Günde birkaç kez birer bardak içilir ya da gargara yapılır.
Mirra ((Myrrha) Tentürü : Gövde ya da kabuktan çizilmek suretiyle veya kendiliğinden çıkan ve havada kuruduktan sonra toplanan sakızlı reçineyle hazırlanan, antiseptik ve iltihap giderici mirra tentüründen bir bardak sıcak suya 10 damla damlatılarak gargara yapılır.
Böğürtlen Yaprağı (Rubi fruticosi folium) : 1 tatlı kaşığı böğürtlen yaprağının üzerine bir bardak kaynar su döküldükten sonra, 15 dakika demlenip süzülür. Gün içerisinde birkaç kez gargara yapılır.
Syzygium Kabuğu (Syzygii cumini cortex) : 1 tatlı kaşığı kıyılmış Syzygium kabuğu bir bardak soğuk suyla kaynayıncaya kadar ısıtılır. 15 dakika kadar demlenip süzülür. Günde birkaç defa gargara yapılır.
Aynısafa çiçeği (Calendulae flos) : 2 tatlı kaşığı aynısafa çiçeğinin üzerine bir bardak kaynar su dökülür, 10 dakika kadar demlenip süzülür. günde birkaç defa gargara yapılır.
Ebegümeci çiçeği (Malvae flos) : 1 yemek kaşığı ebegümeci çiçeği 1 bardak soğuk suyla kısa süreli kaynatılır, 10 dakika demlendikten süzülür. Gün içerisinde birkaç defa gargara yapılır.
Ballıbaba çiçeği (Lamii albi flos) : 2 tatlı kaşığı kıyılmış ballıbaba çiçeğinin üzerine bir bardak kaynar su dökülür, 10 dakika kadar bekledikten sonra süzülür. Günde birkaç defa gargara yapılır.

Güneş çarpmasına karşı neler yapmalıyız?

13.3.13











NELER YAPMALIYIZ:

- Hasta gölge bir yere götürülmeli.

- Nasıl yapabiliyorsa, hasta çok hızlı bir şekilde soğutulmalı.

- Vücut sıcaklığını takip edilmeli, sıcaklık 38 - 39º C’ye düşünceye kadar soğutmaya devam edilmeli.

- Alkollü içecekler kesinlikle verilmemeli.

- Bilinci ve davranışları normalse içecek bir şey verilmeli.

Eğer bilinci yerinde değilse içecek bir şey verilmemeli, boğulmasına neden olabilirsiniz.

- Kusuyorsa yan yüzükoyun yatırılmalı.

- Çok acele tıbbi yardım çağırılmalı.

- Belirtiler ortaya çıkar çıkmaz doktor çağrılmalı. Bu arada hastanın ateşi düşürülmeye çalışılmalı. Ateş 38º C’a kadar düşürülebilir ama daha aşağı inerse hastanın dolaşım şokuna girebileceği unutulmamalı.

- Hastayı serinletmenin en iyi yolu soğuk su banyosudur. Güneş çarpmasına karşı en etkili yol güneşten ve sıcaktan korunmaktır. Bu amaçla bedenin aşırı ısınmamasına, güneş altında fazla kalmamaya, sıcakta bol ve serin tutan giysiler giymeye, sıcak iklimde çalışırken fazla su içip tuz almaya dikkat etmek gerekir.

- Güneş çarpması çoğunlukla dikkatsiz davranma sonucu oluşur. Özellikle yaz aylarında insanların bronzlaşma hevesleri ağır sonuçlara yol açabilir. Kısa sürede yanık bir tene kavuşmak isteyen çoğu kişi güneşe çıktıkları ilk gün çok uzun süre güneş altında kalır. Oysa bunun sıcak çarpmasının yanı sıra yanıklara da yol açması gibi ciddi sonuçları bulunur. En iyisi güneşe yavaş yavaş alışmak ve bu konuda aşırıya kaçmamaktır.

- Bu arada güneşe çıkarken güneş ışınlarının açısını da göz önüne almak gerekir. Güneşin en tehlikeli olduğu saatler öğle saatleridir. Güneş çarpması ya da ciltte oluşan lekeler, alerjik reaksiyonlar ve yanıklar için uzman bir doktora görünmeyi, en önemlisi tüm bunların küçük tedbirlerle önlenebileceğini unutmayın! 



Hastadaki bu belirtiler aşırı sıcak ortamda bulunmasından dolayı ise onu hemen sıcak ortamdan çıkartarak daha serin oksijeni bol olan bir ortama götürülmelidir. Ateşi var ise elbiseleri çıkartılması, vücudunun özellikle eklem bölgelerine ıslak bez koyulmalı ve silinmelidir. Bu sayede hastanın ateşi düşerken rahatlatmış olunur. Bu işlem hastanın ateşinin 37-38 derecelere kadar düşürülene kadar yapılmalıdır. Ancak 37 dereceden aşağı vücut ısısının düşürülmemesi gerekiyor. Hastanın düzenli olarak vücut ısıların ölçülmesi gerekiyor. Bütün bunlar uygulanıyor, belirtilerden 30 dakika içerisindeki herhangi bir iyileşme göstermiyorsa ve davranışlarında algılama bozukluğu yanlış anlama devam edip artış varsa hastanın hemen en yakın sağlık kuruluşuna götürülmesi gerekiyor

BEBEKLERDE,ÇOCUKLARDA VE YAŞLILARDA YAPMAMIZ GEREKENLER:

-Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatlerde, sabah 10:00 ile öğleden sonra 15:00 arasında çocuğunuzu direkt güneşte bırakmayın.
-Gölge kuralını öğretin. Gölgeniz kendinizden ufaksa çocuğunuzu güneşe çıkarmayın.
- Şapka, uzun kollu tişört gibi koruyucu elbiseler giydirin.
Bebek 6 aydan küçükse koruyucu krem sürmektense koruyucu elbise ve gölgelikli bebek arabası kullanın ve bebeği gölgede bırakın.
- Güneşten koruyucu kremler kullanın.
- Her iki ultraviyole dalgasına yani UVA ve UVB’ye karşı koruyucu ürünler kullanın. Koruma faktörü en az 15 olsun. Güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulayın. Eğer suda fazla kalıyorsa veya havluyla kurulanıyorsa tekrar tekrar sürün.
- UVA ve UVB’ye karşı yüzde 100 koruyuculuğu olan güneş gözlüğü taktırın. Kenarları kapalı gözlükleri tercih edin.
- Güneş ışınlarının yansımalarına dikkat edin, beyaz kum ve su ışınları yansıtır, bu gibi alanlarda korunmayı artırın. Dağlar da yüksekliği nedeniyle yüksek koruma gerektirir.
- Çocuğunuzun cildini arada muayene ederek benlerinde büyüme olup olmadığına dikkat edin.

Neden sıcak su içmeliyiz???

12.3.13





SICAK SUYUN FAYDALARI:
1 - Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında
artışa neden olur.
2 - İç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir, daha
derin nefes almanızı sağlar.
3 - Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit reflü semptomlarını
rahatlatır.
4 - Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.
5 - Kabızlığı giderir.
6 - Kilo verme: yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır
ve kilo vermeyi hızlandırır. Nefes tekniği ile birleştirilirse, yağ yakmak
için hiper - oksijenlenme sağlar.
7 - Soğuk algınlığı, grip süresini kısaltır, zatürreeyi önler.

NEDEN BOL SICAK SU İÇMELİ???
Çay veya su bazlı içeceklere benzemeyen şekilde, bol su mide yüzeyinde kan
akımına direkt olarak emilen birkaç maddeden biridir. Beden suyu diğer
bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz.
NEDEN SICAK SU?
Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin
bedenlere alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel
değişimler üretir:
a) Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı
küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı
problemleri ortaya çıkabilir (dondurma başağrısı sendromu)
b) Sindirim sistemi (büzgen kas, barsaklar ve kolon) da daha az elastik
olur, sindirim sorunlarına ve kabızlığa neden olur.
Çinliler soğuk içecekler içtiğiniz veya soğuk besinler yediğiniz zaman iç
organların daha fazla büzüldüğüne, mevcut problemleri daha da
kötüleştirdiğine inanıyor. Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın.
Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı SICAK suda yıkarsanız, yağı çözer
ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir.Sıcak su sistemimizi
temizler.


Ebegümecinin yararları nelerdir?








EBEGÜMECİNİN YARARLARI:

Gögsü yumuşatır ve öksürüğü keser.
Ateş düşürücüdür.
Nezle ve bronşite iyi gelir.
Burun kanamasını keser ve burundaki tıkanıklığı giderir.
Nefes darlığına iyi gelir.
Mide bulantısını keser.Mide ağrısına iyi gelir.
Mide ve bağırsağın düzenli çalışmasına yardımcı olur.
Kabızlığı giderir.
Bademcik,boğaz iltihaplanmasına ve ses kısıklığına iyi gelir.
Cildi korur,ymuşatır.
Göz altı şişliklerine ve kırışıklarına iyi gelir.



Asitli içeceklerin vücudumuza zararları neler?












İŞTE ASİTLİ İÇECEKLERİN VÜCUDUMUZA ZARARLARI:


Diyabet Şeker Hastalığı:
Gazlı içecek tükettikten 20 dakika sonra kandaki şeker oranı yükselir ve buna bağlı olarak insülin patlaması gerçekleşir. Artan hormon seviyesiyle karaciğer, vücutta bulunan şekeri hızlı bir şekilde yağa dönüştürür. Gazlı içecekleri çok tüketen kişilerin tip 2 diyabete yakalanma riski yüzde 80 daha yüksek.
Osteoporoz Riski:
Gazlı içecekler fosforik asit ve yüksek oranda fosfat içerir. Bu maddeler, uzun vadede osteoporoz riskini yükseltir ve kemik kırılmalarına yol açar. Fosfor idrarla dışarı atıldığı zaman, kemikleri onaran ve vücudun geri kalanı için önem arz eden kalsiyum maddesini de kendisiyle birlikte götürür.
Obezite Problemi:
Yapılan araştırmalara göre tüketilen her gazlı içecek, obezite olma riskini artırmaktadır. Kalp damar rahatsızlıklarının yüzde 70’i obeziteye bağlıdır. Meme ve bağırsak kanseri tanısı konan hastaların yüzde 42’si obeziteden mustarip. Safrakesesi ameliyatlarının yüzde 30’u obeziteden kaynaklanıyor. Bu kadar çok hastalığa neden olan obezite insan sağlığı çok büyük bir tehlikedir. Obezitenin sebeplerinden biri olan gazlı içeceklerde bir o kadar zararlıdır.

Kalp Hastalıkları:
Gazlı içecekler, insan sağlığını tehtid eden zararlı içecekler, kalbimiz için de oldıkça tehlikelidir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; gazlı içecekler, yüksek dozda fruktozlu mısır şurubu içerir. Bu madde, aynı zamanda kalp hastalıkları ve diyabete sebep olan metabolik rahatsızlık risklerini yükseltir.
Astım Hastalığı:
Gazlı içeceklerde bulunan sodyum benzoat maddesi, hazır gıda sektöründe koruyucu antimikrobiyal madde olarak kullanılan ve ürünün raf ömrünü uzatan kimyasal bir tuzdur. Bu madde potasyumun kullanılabilirliğini düşürür. Araştırmalara göre vücudun sodyum benzoata gösterdiği reaksiyonlar egzama, astım ve kurdeşene neden olabilir.
Diş rahatsızlıkları:
Gazlı içeceklerde bulunan asit ve şeker, diş minelerini zedeler. Oluşan diş çürükleri sinirlere, diş köküne veya dişin alt kısmında bulunan bölgeye ulaştığı zaman, dişözü dokusunun ölümüne sebep olabilir. Bu rahatsızlık, hemen tedavi edilmediği takdirde diş ve diş eti apsesine yol açar.




Böbrek Hastalıkları:
Gazlı içecekler, uzun vadede böbrek taşına ve diğer böbrek rahatsızlıklarına yol açabilen yüksek miktarda fosforik asit içerir.
Üreme Sorunları:
Gazlı içecek kutuları içeriğinde bol miktarda BPA maddesi bulunduran bir çeşit reçineyle kaplıdır. Bu madde aynı zamanda plastik şişelerde ve biberonlarda bol miktarda bulunan, iç salgı bezlerine zarar veren kanser yapıcı bir kimyasaldır. Erken ergenlik ve üretim sistemi rahatsızlıklarına yol açar.

Zeytin yağının faydaları nelerdir

9.3.13


Zeyttin yaprağının faydaları ve yararları nelerdir..Zeyti yağının yaralarını saymakla bitiremiyiz..Fakat bir çok kişi zeytin yaprağınınıfaydalarını pek bilmez.Yazımızın devamında zeytin yağı ve zeytin yaprağınını yararlarını okyabilir bilgi sahibi olabilirsiniz..






Zeytinyağı doymuş yağlar gibi kötü kolesterolü (LDL) yükseltmiyor. Doymuş yağlar gibi kanseri özellikle meme kanseri- tetiklemiyor. Aklınıza "diğer sıvı yağlardan bir farkı var mı?" sorusu gelebilir. Zeytinyağı kötü kolesterolü azaltma işini (diğer bitkisel yağlardan farklı olarak) iyi kolesterolü de azaltmadan (ve vücuttaki iltihabi süreçleri tetiklemeden) yapıyor. Kısacası zeytinyağı "en sağlıklı yağ" olma özelliğini hak ediyor. Yazıyı okuyunca bana siz de hak verecek ve muhtemelen günlük kalori tüketiminizin en fazla % 7-8'iyle sınırlamanız gereken doymuş yağları azaltmaya çok fazla tükettiğiniz Omega-6 zengini diğer bitkisel yağları azaltıp zeytinyağına daha fazla ağırlık vermeye başlayacaksınız.
HAZMI KOLAYLAŞTIRIYOR!
Kabızlığı önler ve safra yapısını dengeler
Zeytinyağının en kolay hazmedilen yağ olduğu biliniyor. Saf zeytinyağı midede helikobakter isimli mikrobun çoğalıp yayılmasını engelleyebiliyor. Bu nedenle zeytinyağının yaygın olarak kullanıldığı bölgelerde ülser gastrit mide kanseri gibi sorunlara daha seyrek rastlanıyor. Safra yapımını uyarıyor dengeliyor safra kesesi taşı oluşumuna yol açan süreçleri yavaşlatıyor. Kabızlığı azalttığı da iyi biliniyor. Kısacası zeytinyağı tam bir sindirim dostu doğal üründür.
KANSER
Zeytinyağı kanserden korur mu?
Zeytinyağı kullananlarda bazı kanserlere yakalanma riskinin azaldığını gösteren bulgular var. Yunanistan İspanya İtalya ve Amerika'da yapılmış güvenilir çalışmalar özellikle meme kanseri ile yağ tüketimi arasında bir bağlantının olabileceğini düşündürüyor. Doymuş yağ (hayvansal yağlar margarinler) tüketenlerde meme kanseri sık görülürken zeytinyağı tüketenlerde oran bir hayli azalıyor. Diğer taraftan çalışmalar düzenli olarak zeytinyağı yiyenlerde kalınbağırsak prostat mide ve pankreas kanserine yakalanma riskinin de daha az olduğunu gösteriyor. Zeytinyağının kansere karşı sağladığı bu avantajın muhtelif nedenleri olabilir. Bunlardan biri kimyasal yapısı olmalıdır. Zeytinyağı tekli doymamış yağlardan çok zengindir. Doymamış yağ oranı ise margarin tereyağı ve diğer hayvansal yağlardan düşüktür. Zeytinyağında bulunan güçlü antioksidan maddelerin (polifenoller E C vitaminleri...) ve skualen isimli maddenin de etkili olabileceği kabul ediliyor. Skualen çok güçlü bir anti tümör madde.
YAŞLANMA
Ömrü uzatır mı?
Zeytin ağacı dünyanın en uzun ömürlü ağaçlarından biri. Bir yerlerde bu kutsal bitkinin neredeyse 500 yıl kadar yaşayabildiğini okuduğumu hatırlıyorum. Yaşı 100 yılı geçen zeytin ağacı sayısının da bir hayli fazla olduğunu da biliyorum. Uzak Doğu ve Amerikalıların o çok övündükleri ginkgo biloba ağacı ile kıyaslandığında zeytin ağacının ömrünün daha uzun olduğu kesin! Bu uzun ömürlülük durumunu tesadüfü bir şey sanmayın. Zeytinin gövdesindeyaprağı dalı ve meyvesinde çok sayıda antioksidan mikrop öldürücü mantar yok edici onlarca madde var. Bu doğal anti-kanser anti-mikrobik anti-mantar maddeler onu dış zararlardan koruyor ömrünü uzatıyor. Ömrü bu denli uzun olan bir bitkinin bu "uzun ömür" desteği ürünlerinin başka ömürlere ömür katması da sürpriz olmamalıdır. Bana göre zeytinin kendi uzun ömürlü olduğu için beklenen hayat süresini de uzatıyor. Bunun bilimsel kanıtları da var. Akdeniz halklarının uzun ömürlü halklar arasında ilk sıralarda yer almasındaAkdeniz mutfağının ve bu mutfağın başoyuncusu olan zeytinin ve zeytinyağının büyük bir önemi var. Zeytin ve zeytinyağı güçlü antioksidan yapısı sahip olduğu anti kanser molekülleri ve kan yağlarına yaptığı iyileştirici etkiler nedeniyle ömrü uzatıyor.





SAĞLIKLI CİLT
Cilt yaşlanmasını önlüyor mu?
Zeytinyağının çok önemli bir özelliği de cilt yaşlanmasını geciktirmesi. Cildi sıkılaştırdığı nem oranını yükselttiği cilt yaşlanmasını geciktirdiği biliniyor. Cilt yaşlanmasının %80'i güneş ışınlarından kaynaklanıyor ve buna "foto yaşlanma" deniyor. Zeytinyağı güneş ışınlarının temel zararlıları olan ultraviyole dalgalarının cilt üzerindeki olumsuz etkilerine engel oluyor. Zeytinyağının cildi yatıştırıcı iltihabi süreçleri baskılayıcı bir gücünün de olduğu belirtiliyor. İşte bu nedenlerle ünlü kozmetik üreticilerinin çoğu zeytinyağını ürünlerine çoktan eklediler. Zeytinyağı yemenin de cildi içten desteklediği biliniyor. Kozmetik dermatologların çok önem verdiği iki cilt dostu yağ var. Biri Omega-3 yağları diğeri de oleik asit yani zeytinyağı. Oleik asit Omega-9 olarak da biliniyor. Diğer taraftan zeytinyağının beden temizliğinde (sabun yapımında bu nedenle kullanılıyor) ve saç bakımında da faydalı olduğu tarihsel bir gerçek.
KALP-DAMAR HASTALIKLARI
Zeytinyağı kolestrolü azaltır mı?
Zeytinyağı tüketen toplumlarda toplam kolesterol ve kötü kolesterol LDL'nin daha düşük iyi kolesterol HDL'nin ise daha yüksek olduğu biliniyor. Bizim toplumumuzda da muhtemelen benzer sonuçlar var. Zeytinyağı tüketiminin çok yüksek olduğu Ayvalık halkının kolesterol düzeyinin Türkiye'nin diğer kısımlarından daha az olduğunu gösteren çalışmalar (Dr. Mahler ve arkadaşları) 10-15 yıl önce yayınlandı. Farklı ülkelerde yapılan yüzlerce çalışma zeytinyağı tüketiminin kolesterol dengesini olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Zeytinyağının diğer sıvı yağlardan farkı kötü kolesterolü (LDL) azaltıcı etkiyi iyi kolesterolü (HDL) yükselterek sağlayabilmesidir. Diğer bitkisel yağlar da doymuş yağ yerine kullanıldıklarında toplam ve kötü kolesterolü azaltıyorlar ama bunu iyi kolesterol HDL'yi de azaltarak başarabiliyorlar. Zeytinyağının kalp-damar hastalıklarından koruyucu etkisi sadece kolesterolü dengelemekle de sınırlı değil. Güçlü antioksidan aktivitesi sayesinde LDL kolesterolün oksidasyonunu da önlemesi büyük bir avantaj olarak gösteriliyor. Kısacası zeytinyağı tam bir damar dostu.
ZEYTİNYAĞI YAŞLANMAYI YAVAŞLATIR
Antioksidan etkisi ile yaşlandırıcı serbest radikallerin etkisini azaltır
Güçlü mineral ve vitamin yapısıyla kemikleri güçlendirir
Cilt yaşlanmasını geciktirir
Kalp damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olur
Eklem sorunlarıyla mücadeleyi kolaylaştırır eklemlerin kayganlığını arttırır
Güçlü bir vitamin ve mineral kaynağıdır.

Zeytin ve Zeytinyağı: Besleyici değeri çok yüksek bir besindir. Zeytinde bol miktarda proteinyağ A C E vitaminleri ile kalsiyum fosfor kükürt klor magnezyum mineralleri vardır.

Zeytinin ve Zeytinyağının Faydaları: İştah açar. Mideyi kuvvetlendirir. Bağırsakları yumuşatır ve kabızlığı giderir. Enerji verir. Karaciğer ve baş ağrısını giderir. Yüksek tansiyonu düşürür. Zeytinyağı kalp ve damar sağlığı için çok faydalıdır. Damarları açar. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardım eder. Sarılığa iyi gelir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Böbreklerde kum ve taş oluşumunu engeller. Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına faydalıdır. ****** gücü arttırır. Zeytinyağı tok tutar. Hücrelerin yenilenmesini sağlar ve yaşlanmayı geciktirir. Cildi besler ve güzelleştirir. Hücreleri yenileyerek yaşlanmanın etkilerini geciktirir. Bebek ve çocuk gelişimini destekler. Beynin ve kemiklerin gelişip güçlenmesini sağlar.
Zeytin Zeytinyağı ve yaprağı nasıl kullanılır? Zeytinin meyvesi zeytinin sıkılmasıyla elde edilen zeytinyağı dışında zeytin ağacının kurutulmuş yaprakları ve kabukları da kullanılır. Zeytinin yaprakları kaynatılarak elde edilen zeytin yaprağı çayı ile gargara yapılırsa diş ağrılarını hafifletir ve diş etlerini kuvvetlendirir. Zeytinyağı yemeklerden önce içilirse mide ülserine karşı korur. İdrar yollarını kayganlaştıran zeytinyağı lifli gıdalarla birlikte tüketilirse basur şikâyetlerini azaltır. Cildi besler güzelleştirir ve kırışıklıkları azaltır. Zeytinyağı ile gargara yapılırsa dişleri beyazlatır ve dişetlerini güçlendirir. Yanık ve deri hastalıkları ile rahim iltihaplarına sürülürse faydası görülür.

Zeytinin mucizevi bir besin olduğunu söylemeye gerek var mı? İçeriğindeki maddeler sayesinde en doğal yollardan bakım yapan zeytinin hem içeriden hem de dışarıdan vücuda etkileri inanılmaz!
Bilimadamlarının tahminlerine göre neredeyse 6 bin yıla yaklaşan bir geçmişe sahip olan zeytin ya da zeytin ağacı Akdeniz florasında yetiştirdiği yemişleriyle sadece yemeklere tat katmıyor. Zeytinin yağı aynı zamanda geçmişten bugüne vücut sağlığı ve güzelliğiyle ilgili gerçek bir mucize damlası.
İçeriğindeki doymamış yağ asitlerinin yanı sıra doğal E ve C vitaminleriyle zeytinyağı hem içeride hem de dışarıda vücudu agresif serbest radikallerden koruyor. Bunun yanında enfeksiyonları önleyici etkisi bulunuyor. Ayrıca cildin uzun süreli genç ve gergin görünümünü dengeliyor.
Mutfakta kullanıldığında ise içeriğindeki oleuropein maddesi kan dolaşımını düzenliyor. Kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucu etkisi bulunuyor.
PRATİK GÜZELLİK REÇETELERİ
Parlak saçlar: Kuru ve zarar görmüş saçlar için uzunluğuna göre 1-3 yemek kaşığı zeytinyağını saçınıza sürün. Uçlardan başlayarak diplere doğru ince bir tarakla dağıtın. Uygulama sonrasında kürü saçınızda gece boyunca bekletin. Kıyafetinize bulaşmaması için saçınızı tülbentle toplayabilirsiniz.
Dikkat: Zeytinyağı saçlardan kolay arınmadığı için önce şampuanı ıslanmamış saçta iyice dağıtın. Ardından hafif ıslatıp parmaklarınızla saç diplerine masaj yaparak bol suyun altında iyice durulayın.
Vücut peeling’i: Cildinizin kurumaya yüz tuttuğunu hatta bazı bölgelerinizin sertleşip nasırlaştığını düşünüyorsanız bunun için bir miktar tuz ve zeytinyağı karışımı iyi bir çözüm olabilir. Deniz tuzu ve yarım kase zeytinyağını ipeksi bir karışım oluşturana dek bir kapta iyice karıştırın. Yumuşak bir uygulamayla özellikle cildin sertleşmeye yüz tuttuğu dizler dirsekler ve ayak topuklarını elde ettiğiniz karışımla ovun.
DikkatBu uygulamayı haftada bir tekrarlayın. Böylece cildiniz yeterince yumuşak ve nemli kalacaktır.
Koku masajı: Bu masaj ruhu şımartırken aynı zamanda vücudun da bakımını yapıyor. Zeytinyağı tüm vücut için mükemmel bir masaj aracı. Küçük bir kasenin yarısını zeytinyağıyla doldurun ve içine mevsime ya da ruh halinize uygun bir şekilde esansiyel yağ ekleyin. Çiçek ekstreleri arasında özellikle lavanta ve biberiye duyu organlarını harekete geçirir.
Dikkat: Yağı masaj öncesinde ılıklaştırdığınızda etkisini daha hızlı bir şekilde gösterecektir.

Kanserin tedavisi için buğday çimi!!!

8.3.13













Buğday çimi;
bağışıklık sistemini güçlendiriyor,
kansere karşı koruyor,
kalp damar sistemindeki tahribatı tamir ediyor,
kanı temizliyor.
Buğdayın, ev ortamında çimlendirilerek tanesinin veya büyüyen çimlerinin tüketilmesi ve buğday çimi suyunun düzenli kullanılması bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücreleri yeniliyor, kansere karşı koruyor, kalp damar sistemindeki tahribatı tamir ediyor ve kanı temizliyor.

Buğday çiminin saç dökülmelerine faydalı olduğu iddia ediliyor. Buğday çimi suyunun kimyasal bileşimi kana çok benziyor. İçeriğinde antiseptik temizleme özelliği olan klorofil yüzde 70 oranında bulunuyor. Mükemmel bir protein kaynağı ve bol miktarda beta karoten içeriyor. Yüksek oranda B1, B6, B12 vitaminleri, C, E, K vitaminleri ihtiva ediyor.
Anemi (demir eksikliğine bağlı kansızlık) hastalarının kullanması özellikle tavsiye ediliyor.
Başta magnezyum olmak üzere çok çeşitli mineraller içeriyor. Besin öğeleri vücudu besliyor ve gerçek bir denge sağlıyor.

Buğdayın birkaç gün nemli ortamda bekletilip filizlendirilerek tanesiyle tüketilmesi de çok faydalı. Böylece buğdayın hem çok faydalı olan kabuğu, hem de rüşeym denilen besin değeri çok yüksek kısmından da yararlanılır. Buğdayda vitamin, mineral, antioksidan bakımından zengin bir potansiyel var.

BAKIN BU MUCİZEVİ BİTKİ NELERE İYİ GELİYOR:
1. Buğday çimi suyunun %70'i klorofilden oluşuyor.
2. Klorofil ışığın ilk ürünü ve içerisinde diğer her şeye oranla daha çok ışık enerjisi barınıyor.
3. Buğday çimi suyu işlenmemiş klorofildir ve zehirli yan etkileri olmadan hem dahili hem harici şekilde kullanılabilir.
4. Klorofil bitki yaşamının temelidir.
5. Buğday çimi, klorofil içeren diğer her yeşil bitki gibi fazla oksijen içerir. Beyin ve diğer vücut dokuları oksijen oranı yüksek olan bir ortamda işlevlerini en iyi şekilde yerine getirirler.
6. Klorofil anti-bakteriyeldir ve iyileştirici olarak vücudun hem içine hem dışına uygulanabilir.
7. Meşhur beslenme uzmanı Dr. Bernard Jensen, buğday çimi suyunu sindirmenin sadece birkaç dakika sürdüğünü ve vücut enerjisinin çok az kullanıldığını söylüyor.
8. Bilim, klorofilin zararlı bakterilerin büyümesini ve gelişmesini durdurduğunu kanıtlamıştır.
9. Klorofil (buğday çimi) kan dolaşımını düzenler. Çeşitli hayvanlar üzerinde yapılan deneyler, klorofilin zehirli reaksiyon oluşturmadığını göstermiştir. Aşırı derecede kansız ya da alyuvar sayısı düşük olan hayvanlarda, dört ila beş gün klorofil kullanıldığında, alyuvar sayımı normale dönmüştür.
10. Amerika'nın orta batısında inek ve sığırları olan çiftçiler, hayvanların doğurganlıklarını korumak için onları buğday çimiyle beslerler. (Yüksek magnezyum içerikli olan klorofil, seks hormonu içeren enzimler oluşturuyor.)
11. Klorofil birçok bitkiden elde edilebilir, ama buğday çimi hepsinden üstündür, çünkü insanın ihtiyacı olan 100 elementi de içerdiği öğrenilmiştir. Organik topraklarda yetişirse, bilinen 102 mineralin 92'sini topraktan emer.
12. Buğday çimi, otçul hayvanların belirsiz süreler boyunca hayatta kalmalarını sağlayan "çim suyu faktörü"ne sahiptir.
13. Dr. Ann Wigmore, 30 sene boyunca kronik bozuklukları olan insanlara buğday çimiyle yardımcı oldu.
14. Sıvı klorofil dokulara nüfuz eder, onları yeniler ve yeniden yapılandırır.
15. Buğday çimi suyu, havuç suyu ve diğer meyve ve sebzelere oranla daha fazla arıtma maddesi içerir. Merhum Ann Wigmore'un meslektaşı olan Dr. Earp Thomas, 7 kilo buğday çiminin, 160 kilo havuç, marul, kereviz gibi sebzelere eşit olduğunu söylüyor.
16. Sıvı klorofil vücuttaki ilaç kalıntılarını temizler.
17. Klorofil vücuttaki toksinleri nötralize eder.
18. Klorofil karaciğeri arıtır.
19. Klorofil kan şekeri sorunlarını düzeltir.
20. Buğday çimi suyu akneleri tedavi eder ve tüketilmeye başladıktan yedi ila sekiz ay sonra yara izlerini bile yok eder. Aynı zamanda tüketimi de arttırılmalıdır.
21. 1940 yılında Tıp Doktoru Benjamin Cruskin, Amerikan Cerrahlık Dergisi'nde klorofili: kötü kokuları temizlemede, boğaz iltihaplanmalarında, yaraları iyileştirmede, doku naklinin iyileşmesini hızlandırmada, kronik sinüzitin tedavi edilmesinde, kronik içkulak iltihabı ve enfeksiyonunu gidermede, varisli damarların sayısını azaltmada ve bacak ülserini iyileştirmede, impetigoyu ve diğer kabuklu döküntüleri yok etmede, rektal yaraları iyileştirmede, rahim boynu iltihaplanmasını tedavi etmede, vajinal parazit enfeksiyonlarından kurtulmada, tifo ateşini düşürmede ve çeşitli durumlarda ilerlemiş dişeti iltihaplanmasını iyileştirmede kullanılması için tavsiye etmiştir.
22. Buğday çimi suyu vücut içinde bir deterjan gibi davranır ve vücut deodorantı olarak kullanılır.
23. İnsan beslenmesinde az miktarda kullanılan buğday çimi suyu diş çürümesini önler.
24. Buğday çimi suyu beş dakika boyunca ağızda bekletilirse diş ağrılarını ve dişetlerindeki zehirleri yok eder.
25. Boğaz iltihaplanmaları için buğday çimi suyuyla gargara yapın.
26. Dişeti iltihaplanmalarında, iltihaplı bölgenin üzerine lapa haline getirilmiş ve kendi suyunun içine batırılmış buğday çimi koyun ya da buğday çimi çiğneyin. Lapa haline gelince tükürün.
27. Egzama ya da sedef gibi cilt sorunları için buğday çimi suyu için.
28. Buğday çimi suyu saçların kırlaşmasını önler.
29. Buğday çimi suyu içen biri gücünde, dayanıklılığında, sağlığında ve ruh sağlığında farklılık hissedebilir ve refahlıkla ilgili bir tecrübe yaşar.
30. Buğday çimi suyu sindirime iyi gelir.
31. Her türlü kan düzensizliği için harikadır.
32. Buğday çimi suyunda yüksek miktarda enzim bulunur.
33. Buğday çimi suyu mükemmel bir cilt temizleyicidir ve cilt tarafından emilerek cildin beslenmesini sağlar. Bir küvet ılık suyun içine biraz yeşil su dökün ve 15-20 dakika bekleyin. Sonra da soğuk suyla durulayın.
34. Buğday çimi suyu protezleri (lavmanları), kolon duvarlarını iyileştirmeye ve arındırmaya yarar. Protezler aynı zamanda iç organları da iyileştirir ve temizler. Lavman yaptıktan sonra 20 dakika bekleyin, daha sonra 1,18 desilitre buğday çimi suyu uygulayın. Retain or 20 minutes.
35. Buğday çimi suyu kabızlığa ve bağırsakları açık tutmaya çok iyi gelir. İçerdiği magnezyum miktarı yüksektir.
36. Araştırmacı bir bilim adamı, müslinin mucidi ve Zürih'te bulunan Bircher-Benner Kliniği'nin kurucusu olan Dr. Max Bircher, klorofilin "güneş ışığı konsantresi" olduğunu söylerdi. "Klorofil kalbin işlevini arttırıyor; damar sistemini, bağırsakları, rahmi ve akciğerleri etkiliyor. Bu yüzden, canlandırıcı özelliklerini düşündüğümüzde, başka bir şeyle karşılaştırılamayacak bir toniktir." demiştir.
37. Dr. Bitcher'a göre, doğa klorofili (buğday çimi) bir vücut temizleyicisi, yenileyicisi ve toksinleri nötralize edici bir madde olarak kullanıyor.
38. Buğday çimi suyu, asitli gazlar solumaktan akciğerlerde meydana gelmiş olan yaraların yok olmasına yardımcı olabilir. Klorofil hemoglobin üretimini arttırdığından, karbon monoksitin etkisi minimuma iner.
39. Buğday çimi suyu kılcal damarları rahatlatırken, yüksek tansiyonu düşürür.
40. Buğday çimi suyu ağır metalleri vücuttan atabilir.


Alyuvar sayısını attırır ve kan basıncını düşürür. Kanı, organları ve mide-bağırsak yolundaki kalıntıları temizler. Buğday çimi aynı zamanda metabolizmayı ve kanı zenginleştirerek vücudun enzim sistemlerini uyarır. Aynı zamanda vücuttaki kan damarlarını genişleterek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

Tiroit bezlerini uyarır, obeziteye, hazımsızlığa ve başka birçok şikayete iyi gelir.

Kanın bazikliğini korur. Suyun alkali mineralleri arttırması, kandaki aşırı asidik yapının azalmasına yardımcı olur. Birçok dahili ağrının azalmasında ve peptik ülser, ülseratif kolit, kabızlık, ishal ve diğer mide-bağırsak yolu rahatsızlıklarında kullanılır.

Kuvvetli bir arındırıcı ve karaciğer ve kan koruyucusudur. Buğday çimi suyunda bulunan enzimler ve amino asitler, bizi karsinojenlerden başka hiçbir yiyecek ya da ilacın korumadığı şekilde korur. Hücrelerimizi güçlendirir, karaciğeri ve kan dolaşımını arındırır ve çevresel kirleticileri kimyasal olarak nötralize eder.

Tümörlerle savaşır ve zararlı maddeleri nötralize eder. Son zamanlarda yapılan araştırmalar buğday çimi suyunun, hücre yok edici maddelere sahip olan ilaçların genel etkileri olmadan tümörlerle savaşabildiğini gösteriyor. Çim suyunda bulunan birçok aktif bileşen kanı temizleyip nötralize ediyor ve hücrelerimizdeki toksinleri sindiriyor.

Yararlı enzimler içerir. Parmağınız da kesilse, 2,5 kilo da vermek isteseniz enzimler aynı işlevi görmelidir. Vücudumuzda doğal olarak bulunan enzimlerin hayatları ve becerileri, onlara buğday çimi suyunda bulunanlar gibi enzimler eklersek geliştirilebilirler. Pişirmeyin. Çimde bulunan bu enzimlerin yararlarını ancak onları çiğ olarak yersek görebiliriz. Pişirmek, yiyeceklerdeki enzimleri %100 oranında yok eder.

Kendi kanımızla büyük benzerliğe sahiptir. Klorofilin besleyiciliğinin ikinci önemli sebebi de, kanda oksijen taşıyan bileşen olan hemoglobine çok benzeyişidir. Japonya'da bulunan Hagiwara Sağlık Enstitüsü'nün başkanı Dr. Yoshihide Hagiwara, çimin yiyeceklerde ve tıpta kullanılması için öncülük ediyor. Klorofil yağ moleküllerinde çözünebildiği ve yağ molekülleri lenf sistemi aracılığıyla, kan tarafından direk olarak emildiği için, klorofilin de bu şekilde emilebileceğini söylüyor. Başka bir deyişle, bitkilerin "kanı", insan vücudunda bulunan her hücreye besleyici madde taşıyan insan kanına karıştırılabilir.

Rektal protez olarak kullanıldığında, kalın bağırsağın içindeki hasarı tersine çevirir. Protez, az miktarda suyun yaklaşık 20 dakika boyunca kalın bağırsakta tutulmasına denir. Hastalık durumunda, buğday çimi protezi kalın bağırsağı hızlı şekilde temizler ve dışkı birikintilerinin dışarı çıkmasını sağlar.

Cilde harici şekilde uygulanması kaşıntıyı anında yok eder.

Güneş yanıklarını yatıştırır ve antiseptik görevi görür. Şampuandan önce kafa derisine uygulandığında, zarar görmüş olan saçların, kaşıntılı ve kepekli kafa derisinin iyileşmesine yardımcı olur.

Kesikler, yanıklar, sıyrıklar, döküntüler, zehirli sarmaşık, ayak mantarı, böcek ısırıkları, çıbanlar, iltihaplar, açık ülserler, tümörler vb. için yatıştırıcı ve iyileştirici etkileri vardır. lapa olarak kullanın ve 2 ila 4 saatte bir değiştirin.

Uykuya yardımcı olarak kullanılır. Sadece yaşayan buğday çimi tepsisini başucunuzun yakınına koyun. Havadaki oksijeni arttırır ve sağlıklı negatif yüklü iyonlar üreterek deliksiz uyumanıza yardımcı olur.

Banyonuzu güzelleştirir. Banyo suyunuza biraz ekleyin ve uzun süre suyun içinde uzanın.

Nefesi tatlandırır ve diş etlerini sağlamlaştırıp, sıkılaştırır. Suyuyla gargara yapın.

Kadmiyum, nikotin, stronsiyum, cıva ve polivinil klorür gibi zehirli maddeleri nötralize eder.

Suyu sıvı oksijen barındırdığından, sıvı oksijen naklinde yarar sağlar. Oksijen birçok vücut işlevlerinde hayati önem taşır. Sindirimi uyarır (yiyeceklerin oksitlenmesi), daha berrak düşünmeyi sağlar (beyin vücutta bulunan oksijenin %25'ini kullanır) ve kanı oksijensiz yaşayabilen bakterilere karşı korur. Kanser hücreleri oksijenle temas ettiği durumlarda var olamaz.

Kırlaşmış saçları yeniden orijinal rengine döndürür ve günlük olarak tüketildiğinde enerji seviyelerini arttırır. Çim suyu, günlük olarak tüketildiğinde yaşlanma sürecini yavaşlatan bir güzellik tedavisi oluşturur. Buğday çimi suyu kanınızı temizler ve yaşlanan hücrelerin canlanmasına yardımcı olur. Yaşlanma sürecini yavaşlatırken, kendinizi daha canlı hissetmenizi sağlar. Gevşek ve sarkık ciltlerin sıkılaşmasına yardımcı olur.

Radyasyonun etkilerini azaltır. Buğday çiminde bulunan bir enzim olan SOD, radyasyonun etkilerini azaltır ve kalp krizlerine ya da tahriş edici maddelere maruz kalmaya sebep olan hücresel zararlara engel olan anti-inflamatuar görevi görür.
Doğurganlık sağlar ve gençlik verir.

Sadece içinde yatarak alyuvar hücrelerinizi iki katına çıkarabilirsiniz. Meşhur beslenme uzmanı Dr. Bernard Jensen, kanı yeşil sebze suları ve buğday çiminden daha iyi yenileyecek bir şey olmadığını öğrendi. Canlı Bitki Yaşamından Klorofille Sağlık Büyüsü adlı kitabında, hastalarını sadece klorofilli suda yatırarak birkaç gün içinde alyuvar hücresi sayılarını ikiye katladığı vakalar olduğundan bahsediyor. Kan yenileme sonuçları, hastalar düzenli olarak yeşil sebze ve buğday çimi suyu içtiklerinde daha hızlı şekilde ortaya çıkıyor,

İÇMEMİZ İÇİN NEDENLER:
1.Bir kaşık buğday çimi sadece 10-15 kaloridir.Yağ ve kolestrol içermez.

2. Buğday çimi vitamin,mineral ve amino asitler açısından çok zengindir.

3. Buğday çimi suyu içmek yeşil yapraklı sebze tüketiminin harika bir yoludur.

4. Buğday çimindeki klorofil karaciğeri temizlemeye yardım eder.

5. Bağırsakları çalıştırır ve kabızlığa iyi gelir.

6. Kan dolaşımının düzenlenmesine yardım ederek toksinlerin vücuttan atılmasında etkili olur.

7. Klorofil içeren bütün yeşil bitkiler gibi oksijen açısından zengindir.Beyin ve vücuttaki bütün dokular yüksek oksijen aldıkları zaman optimum düzeyde çalışırlar.

8.Sedef egzema gibi cilt hastalıklarının tedavisine yardım eder.
9. Vücut ve beyne enerji verir.

Başucunuza buğday çimi ektiğiniz bir saksı koyarsanız, gece boyunca havası temizlenmiş, bol oksijenli bir odada güzel güzel uyursunuz.


Buğday çiminin faydaları,buğday çimi nelere iyi gelir,kanser tedavisinde kullanılan bitkiler,klorofil,tümör,anemi,kalp damar hastalıkları













Tırnak batmasına doğal yollarla tedavi etmek












1ÖNERİ:

Her akşam ayağa pansuman yapılmalıdır. 1 litre sıcak suyun içerisine 100 grama kadar tuz veya demlenmiş papatya veya kaynatılmış incir yaprakları ve dalları veya adaçayı veya kaynatılmış çam yaprakları koyularak ayağa pansuman yapılır. Pansumandan sonra küçük bir pamuk tuzlu suya batırılıp suyu sıkılır tırnak biraz kaldırılarak bu pamuk batan tırnak ve parmak arasına koyulur. Bu tuzlu pamuk parmaktaki iltihapları çeker. Veya incir yapraklarını koparıp sapından çıkan süt pamuğa sürülerek bu pamuk koyulur ve taze incir ikiye bölünerek parmağa sarılır. Devamlı temiz çorap kullanılmalıdır. Çorabın ayağı sıkmaması geniş olması lazımdır.
2 ÖNERİ:
1 fincan kadar zeytinyağı uygun bir cezvede iyice ısıtılıp ocaktan alınır. 1 fındık büyüklüğündeki balmumu ısıtılmış zeytinyağının içine karıştırılarak eritilir ve ılıkken bir cam kavanoz içerisine konur. Nasırlı olan veya tırnak batması tedavisi gerektiren eller ya da ayaklar 10 dakika kadar sıcak su içinde bekletikden sonra nasırlı bölgeye veya tırnak batması olan bölgeye bu bitkisel karışım bolca sürülüp gazlı bez ile sarılır. Sorunlu bölge gazlı bezle sarıldıktan sonra böylece sabaha kadar bekletilir. Sabah gazlı bez açıldığında nasır ya da tırnak batması olan bölgenin yumuşadığını göreceksiniz.
Soğuk yerde saklanması gereken bu karışımı tırnak batması problemi geçene kadar uygulayabilirsiniz.

Ayak mantarından kurtulmak için doğal yollar

7.3.13







Ahmet Maranki ve Suna Dumankaya'dan ayakta oluşan mantara karşı bitkisel çözümler:


Ayak Mantarına Bitkisel Çözüm
· 6-7 diş sarımsak alınarak içerisine az bir miktar tuz atılır ve dövülür.
· İyice dövülmüş ve lapa kıvamına getirilmiş sarımsak bir boş cam şişe içerisine alınır.
· Ardından üzerine alkol ilave edilir. (alkolün çok fazla olmaması daha iyi sonuç vermektedir.)
· Bu karışım 3-4 saat kadar bekletilir hatta ara ara sallanarak sarımsağın iyice tentürü çıkarılır.
· Bu sürenin sonunda şişede biriken sıvı süzülerek başka bir şişe veya benzerine alınır.
Uygulama
 Karışımın uygulanması (Ayak mantarı hastalığı Öncelikle bu uygulamayı yatmadan önce yapmanız daha iyi olacaktır.
· Ayağınızı ılık ve sabunlu suyla bir defa yıkayınız.
· Daha sonra ayak mantarı için tentürün uygulanacağı yerlerdeki ölü derileri temizleyiniz. (Kıvrılmış bir bez parçasını ayak parmaklarınızın arasındaki ölü deriyi kaldırmada kullanabilirsiniz.)
· Ayak Parmaklarındaki ölü derinin temizlenmesinden sonra tentür bir pamuğa emdirilerek Ayak mantarının olduğu yerlere pamuk yerleştirilir. Bu işlem bütün enfeksiyon bölgeleri için uygulanır.
Not :1- Bu uygulanan pamuklar 2-3 saatten fazla ayakta durdurulmamalıdır. Ayrıca ayak pamuklar alınır alınmaz yıkanmamalıdır. Yaklaşık 3-4 saat sonra ayakların yıkanması daha iyi sonuçlar için gereklidir.
2- Bu işlem 3-4 gün aralıklarla 15 gün boyunca sürdürülür. Ardından 2-3 ay kadar beklenir şikayet tekrarlarsa aynı işlemler yenilenerek tedaviye devam edilir.
SUNA DUMANKAYA İSE:
Tarifi: Bir havucu rendeledikten sonra bir çay kaşığı tuz ve bir çay kaşığı badem yağı ile karıştırın. Gece bu karışımı sorunlu parmağınıza sürerek gazlı bezle sarın.
Sabaha kadar kalsın. Arada da adaçayı ve ebegümeci çayı ile yapın. Doktorun verdiği ilaçlarınızı kesinlikle aksatmayın.

Bezelyenin yararları nelerdir?

5.3.13






Protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, demir, magnezyum, sodyum, potasyum, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B6 vitamini, A vitamini, C vitamini ve E vitamini içermektedir.
Bezelyenin yararları nelerdir?
Yüksek oranda B1 vitamini içeren bezelye, uykuyu düzene sokmakla birlikte, iştah açar ve insanın ruh halini düzelterek insanların neşeli olmalarını sağlar. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder. Bezelye kansızlık, kan kanseri, bağırsak kanseri riskini azaltır. Bunun yanı sıra karaciğerin düzenli çalışması sağlar.
Bezelyenin faydaları yüksek oranda lif yönünden zenginlik sağlaması ve kalp damar hastalıklarında koruyucu, kan şekerini dengeleyici ve kötü kolestrolü düşürücü etkileri ile ön plana çıkmaktadır.

Hurmanın yararları,hurma nelere iyi geliyor?









"Özellikle suda çözünebilir lif içeriğinin yüksek olması sayesinde, hurma sindirim sistemi rahatsızlıklarını (kabızlık, gaz vb) önlemeye ve gidermeye yardımcı olur. Günlük hayatın getirdiği stres ve yoğun temponun verdiği yorgunluktan kurtulmak için her gün hurma yemenizde fayda var.

İçindekiler:Sodyum, Protitin, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Kükürt, Fosfor, Klor, B1-B2-A ve C vitaminleri.
- Cilt Bakımı: Hurma suyu ile Cilt pansuman edilirse cildi besler, hamilelik ve güneş lekelerini yok eder.
- Yara-bere-iltihap: Hurma ezmesi zeytinyağıyla krem yapılıp, yara, bere ve iltihaplara bağlanır.
- Mide kuvvetlendirici ve ülser: Hurma yenmeye devam edilir.Polenli hurma macunundaki aç karına 1′er tatlı kaşığı yenmeye devam edilir.
- Böbrek kumları iltihabı: Hurma yenmeye ve polenli hurma macunu yenmeye devam edilir.
- Zihni açıcı ve dinlendirici: Hurma yemek,polenli hurma macunu yemek, ya da hurma kahvesi içmek, fikir işçileri için ideal gıdadır.
- Hurma kahvesi: Hurma çekirdekleri kavrulup öğütülür.Afiyetle içilir.
- Balgam-öksürük-grip: Hurma yemek ya da polenli hurma macunu yemeksoğuktan mütevellid hastalıkları geçirir.
- Kanser (Lösemi): Hurma yemek, kansere karşı koruyucudur.
- Kemik veremi: Hurmada kalsiyum olduğu için kemiklerin gelişmesini sağlar, kemik veremini geçirir.
- Ağız içi yaraları: Hurma yemek ağıziçi yaraları geçirir.
- İshal
: Hurma özü yedirilir.
- Kan tükürme: Hurma özü yedirilir.
- Yarayı çabuk iyileştirir: Hurma özü sürülür.Hurmanın yaprağı yakılıp külü basılır.Hurma zeytinyağıyla krem yapılıp sürülür.Hurma özü hurma ağacının tepesinde bulunur (çam sakızı gibi), beyaz renkli, süt tadındadır.
- Oruçlu gıdası: Orucu iftar ederken hurma ile iftar edilirki, vücudu beslesin.
– Hurma Fazla yenildiğinde baş ağrısı ve göz ağrısı yapar. Sıcak mizaçlı kişilerde hararet yapar. Telafisi: Baş ve göz ağrısı için badem içi, hararet için soğutucu gıdalar, Acur, Kavun, Karpuz, Hıyar yenebilir. Tüm yan etkilerine karşı sirkeli bal şerbeti Hurmanın şekeri şeker hastalarına zarar vermez.
- Kalp ilacıdır: Acve hurması bulunamazsa Medine hurması çekirdekleriyle öğütülür, az badem içi ve hıyar çekirdeği öğütülür. Süt, zeytinyağı ve bal ile pişirilip macun yapılıp soğuk olarak yedirilir.Bu macun birçok hastalığa sifadır.
- Loğusa gıdası: Resulullah (s.a.v) Efendimiz “”Kadınlarınıza loğusa döneminde hurma yediriniz.Kim lohusalığında hurma yerse onun çocuğu AKILLI ve AĞIRBAŞLI olur.Çünkü hurma Hz.Meryem’in lohusalığındaki yiyeceği idi.Şayet (loğusa için) hurmadan daha iyi bir yiyecek olsa idi Allah (c.c) Onu Meryem’e ikram ederdi.”" buyurarak hurmanın önemini belirtmişlerdir. Tabipler yaptıkları araştırmalarda hurmanın antiseptik olduğunu, lohusalık yaralarını çabuk iyileştiren bir ilaç olduğunu, süt arttırdığını, bebeği beslediğini, içindeki potasyumun çocukların büyümesini sağlayan ideal besin olduğunu belirtmişlerdir. Bebe ilk doğunca damağına dünya gıdası olarak hurma ezip ovuşturmak, hurma ezmesi tattırmak sünnettir ve bebğin zeki olmasını sağlayan ilaçtır. Lohusa, hurmayı sade olarak yer, süte ıslayıp yer, bebeğe de hurma şıralı sütten yedirir.Polenli hurma macunu yapıp yer ve bebeğe de yedirir.”"250gr. hurma, 100gr. polen, 50gr. badem içi, 50gr. ceviz içi, 100gr. zeytinyağı, 150gr. halis bal, 50gr. hıyar çekirdeği, 500gr. süt kaynatılıp macun kıvamına getirilir.”"Soğutulup ömür boyu yenebilir.
- Bebek maması: Resulullah (s.a.v) Efendimiz “”Kadınlarınıza loğusa döneminde hurma yediriniz.Kim lohusalığında hurma yerse onun çocuğu AKILLI ve AĞIRBAŞLI olur.Çünkü hurma Hz.Meryem’in lohusalığındaki yiyeceği idi.Şayet (loğusa için) hurmadan daha iyi bir yiyecek olsa idi Allah (c.c) Onu Meryem’e ikram ederdi.”" buyurarak hurmanın önemini belirtmişlerdir. Tabipler yaptıkları araştırmalarda hurmanın antiseptik olduğunu, lohusalık yaralarını çabuk iyileştiren bir ilaç olduğunu, süt arttırdığını, bebeği beslediğini, içindeki potasyumun çocukların büyümesini sağlayan ideal besin olduğunu belirtmişlerdir. Bebe ilk doğunca damağına dünya gıdası olarak hurma ezip ovuşturmak, hurma ezmesi tattırmak sünnettir ve bebğin zeki olmasını sağlayan ilaçtır. Lohusa, hurmayı sade olarak yer, süte ıslayıp yer, bebeğe de hurma şıralı sütten yedirir.Polenli hurma macunu yapıp yer ve bebeğe de yedirir.”"250gr. hurma, 100gr. polen, 50gr. badem içi, 50gr. ceviz içi, 100gr. zeytinyağı, 150gr. halis bal, 50gr. hıyar çekirdeği, 500gr. süt kaynatılıp macun kıvamına getirilir.”"Soğutulup ömür boyu yenebilir.
- Diş etlerini kuvvetlendirir: Hurma ve hurma macunu yenir.
- Doğum Kolaylaştırıcı: Rahim adalesini kuvvetlendirir.Bu özellik doğumu kolaylaştırır.Hurma macunu 1/3′ü kadar defne tohumu öğütülüp karıştırılarak, doğuma 1 hafta kala yenmeye devam edilirse. Doğum ağrısız ve çok kolay olur.
- Vücuda kuvvet ve enerji verici: Yüksek derecede fruktoz ihtiva ettiğinden vücuda kuvvet ve bol enerji verir.
- Karaciğer güçlendirici: B1 ve B2 vitaminleri ihtiva ettiği için karaciğeri güçlendirir.Karaciğer soğuk tatlıları sever. Onun için hurmayı kavun, acur, hıyar gibi soğutucu gıdalarla yemek daha uygun olur.Sünnettir.Tabipler tabibi Efendimiz (s.a.v) hurmayı acurla yemişlerdir.
- Sarılık: Hurma, sarı olgun salatalıkla yenmeye devam edilir.
- Kısırlık: Hurma bol miktar fosfor ihtiva ettiği için kısırlık tedavisinde ilahi bir ilaçtır.Polenli hurma macunu yapılıp yenmeye devam edilir.
- İştah açıcı: Hurma yenmeye devam edilir.
- Bağırsak tembelliğini izale edici: Hurma veya hurma macunu yemek bağırsak tenmelliğini ortadan kaldırır.
- Göz hastalığı ilacı: Hurmada bol miktarda A vitamini olduğu için, göze kuvvet verir. Görme gücünü arttırır. Gözü ağrıyan Hz. Ali efendimize Resulullah (s.a.v) Efendimiz (bir müddet) hurma yemesini yasaklamıştır.(Ağrı esnasında ağrıyı arttırıcı olduğundan)
- Vücuttaki zehirleri atıcı: Hurma hem bağırsakları çalıştırı, hemde zehirli atıkları dışarı atar.
- Kan yapıcı: Hurmada bol miktarda demir olduğu için kan yapar. Üzüm, elma ve hurma marmelat yapılıp yenmeye devam edilirse, hastalara ne idüğü belirsiz kanlar verileceğine bu marmelat yadirilirse, ya da şurubu içirilirse çok daha iyi olur.
- Hazım kolaylaştırıcı: Hurma bol lifli olduğu için hazmı kolaylaştırır.
- Bebeğin büyümesini sağlayıcı: Hurmada potasyum miktarı bol olduğu için bebeğin gelişmesini, gürbüzleşmesini, hasta olmamasını sağlar. Hurmadaki potasyum oranı, bebeğim beslensin diye akla ilk gelen çikita muzdan 2.5 kat daha fazladır.Hurmanın muz gibi hazmı da zor değildir.
- Kolestrol: Çağın hastalığı, damar sertliği ve kolestrolü yok eder.
- Şeker: Vücuttaki şeker oranını ayarlayan (regüle eden) tek meyve hurmadır.
- Adaleleri kuvvetlendirici: Hurmada B1 vitamini olduğu için adaleleri kuvvetlendirir.Sporcu besinidir.
- Asabilik-sinir bozukluğu: Huram sinirleri teskin eder.
- Kan kesici: Hurma yemek iç kanamayı durdurur.Onun için loğusa yemeği olmuştur.Haricen kanayan yere konsa kanı durdurur.
- Saç Jölesi: Hurma suyu ilesaçlar ıslatılıp taransa, jöle gibi tutkal değildir, fakat saçları istenilen yere yatırır.Jöle gibi saçları dökmez.Aksine saçları besler, dökülmesini önler.

Kemik erimesine karşı neler yapmalı?

4.3.13










- Kemik sağlığı ve kemik yapımında en önemli mineral olan kalsiyumun yeterince alınabilmesi
- Kalsiyum ve kemik metabolizması için en önemli vitamin olan D vitamininin yeterince alınabilmesi
- D vitamini sentezlenebilmesi  için yeterince güneş ışığına maruz kalmak
- Egzersiz, spor ve hareketli yaşam tarzına önem vermek
- Sigara, alkol gibi kemik erimesini arttıran zararlı maddelerden uzak durmak
- Gerekirse kemik yapımını arttıran ve kemik yıkımını azaltan ilaçları kullanmak.


Biberiye bitkisi kemik erimesine iyi gelir. Biberiye bitkisinin çiçeklerini ve yapraklarını klorsuz suda kaynatarak, bu karışımın ardından bal ile tatlandırarak günde 2-3 fincan içebilirsiniz.
Şaryetin bitkisinin yapraklarını ve çiçeklerini ada çayı ile karıştırdıktan sonra demleyiniz. Daha sonra süzülen bu karışımı her gün aç karına bir fincan tüketin.
Lahana suyunun zayıflatıcı etkilerinden bahsetmiştik. Lahana kemik erimesine karşı en iyi besin değerleri arasında yer alıyor. Lahananın suyunu şerbetçi otu ve lavanta çiçeği ile kaynattıktan sonra elde ettiğimizi posa ile dövülmüş olan biberiye ile macun haline getirin, ve uyumadan önce bir tatlı kaşığı tüketiniz.
Kemik erimesine karşı iyi gelen şifalı bitkiler; Biberiye, lahana, şaryetin bitkisi ve kalsiyum oranı yüksek besinler tüketmenizi öneriyoruz.

*Maydanoz; flor ve bor minerali bakımından çok zengin bir bitkidir ve bol bol tüketilmesi tavsiye edilir. Yaklaşık 90 gram kuru maydanoz 3mg bor ihtiva eder. Bu miktar birçok insanın almak isteyeceğinden fazladır.
*Karabiber dört değişik anti-osteoporoz bileşik içermektedir. Eğer karabiberi seviyorsanız yemeklerinize bolca serpmeniz tavsiye edilir.
*Fasulyeler yüksek oranda protein içeren besin kaynaklarıdır. Ancak idrarla yüksek oranlarda kalsiyum atılmasına neden olmazlar. Buna ek olarak soya fasulyesi ve diğer fasulye türleri, bitkisel bir östrojen olan genistein içerirler. Bu madde de kemiklere çok faydalıdır.

Siyah noktalardan nasıl kurtulabiliriz.













Cildimizde ve özellikle yüzde oluşan siyah noktalara karşı bitkisel ve doğal bir çözüm kürü arayanlar için sizlere yapımı ve uygulanışı oldukça basit ama son derece etkili bir doğal tedavi kürü olanağı sağlayan yoğurt, limon suyu, bal karışımı doğal maske kürünü paylaşacağız. Siyah noktalara kesin çözüm olabilen bu yüz maskesi 1 ay boyunca akşamları yatmadan 1 saat öncesinden yüze uygulanmalı ve sonrasında yatağa girmeden evvel yüzler yıkanmalıdır.
Gerekli Malzemeler:
1/4 kase ev yapımı doğal yoğurt
1 çay kaşığı taze sıkılmış limon suyu
1 çay kaşığı süzme bal

Bu üç doğal malzemeyi yüzümüze sürdükten sonra ortalama 30-45 dk arası bekletiyor ve yüzümüzü daha sonra duruluyoruz. En az haftada 2-3, ortalama ise her gün yapılması durumunda yüzdeki siyah nokta ve sivilceler için doğal tedavi imkanı sağladığı biliniyor. Genelde 1 aylık uygulama sonrasında yüzdeki siyah noktalar temizlenmeye başlıyor ve cilt gözenekleri açılarak daha rahat nefes alabiliyor. Gözenekler bir kez açıldı mı artık yüzde,  burunda, yanak üstünde, alında ve yüzün diğer bölgelerinde görülen siyah noktalar artık kolay görünmemeye başlıyor. Aşırı miktarda siyah nokta üreten cilde sahip kişilerde ortalama birkaç ay siyah noktalar için yoğurt maskesi kürünü uygulamalarını tavsiye ediyoruz. Bunun haricinde siyah noktalara bitkisel çözüm sunan aşağıda saydığımız alternatif cilt maskelerini de uygulamanızı öneriyoruz.



Kaseye koyduğunuz yoğurt ile limon suyunu karıştırarak gözlerinize gelmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 10-15 dakika arası bekleyin. Ardından sıcak su ile yüzünüzü yıkayın. Bu maskeyi haftada bir kez uygulayarak cildinizi taze tutabilirsiniz. Bu karışımda ki limon, cildi temizler, sivilceleri kurutur. Yoğurt ise cildi besler, yağ miktarını dengede tutar.
Siyah noktalardan kurtulmanın en güzel yolu uzman bir hekime gözükmek olacaktır. Ardından vereceği ilaçları ve önerile düzenli bir şekilde uygulayarak siyah noktasız bir cilde sahip olabilirsiniz. Yapabileceğiniz en iyi yöntem ise sabah akşam yüzünüzü sadece su ile yıkamak olacak, sabun vb. ürünler kullanmanıza gerek yok. Cildinize bilmeden yapacağınız en büyük kötülük ise siyah noktaları kendi başınıza temizlemek daha doğrusu sıkmak olacaktır. Eğer siyah noktaları kendiniz sıkmaya kalkarsanız kılcal damarlara zarar vermiş oluyorsunuz. En mantıklısı uzman kişiye görünmek olacaktır.
Siyah noktaları genel olarak çok gözenekli ve iyi temizlenip, bakımı yapılmayan cilt tipinde görülüyor. Siyah noktaları yok etmek adına etkili bir diğer yöntem olan bantları kullanabilirsiniz.

1- Birer tutam kırlangıç otu, ayrık otu bir kaba konularak üzerine beş bardak su ilave edilerek kaynatılır ve bir gece dinlendirdikten sonra siyah noktaların üzerine sürülür.

2- Birer tutam nane, yabani kekik yaprağı, ıhlamur bir kaba konulup yeteri kadar su ilave edilerek kaynatılır. Soğuduktan sonra siyah noktaların üzerine sürülür.

3- Bir adet çok olgun domates ezilir ve ince bir tülbentle süzülür. 1 tatlı kaşığı gliserin ve iki damla asilbent tentürü katılıp karıştırılarak şişeye doldurulup kullanılmak üzere saklanır. Cildin siyah noktalı kısımlarına bol miktarda sürülür.


Cildimizdeki istenmeyen misafirlerden biri de siyah noktalar. Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla hazırlanan maskeyle, sivilce ve siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.
Bir kâse yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler,Siyah noktalara elma sirkesi… Yoğurt ise cildi besler,Siyah noktalara elma sirkesi…
SİYAH noktaları elma sirkesi ile yok edebilirsiniz. Su ile karıştırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, akneye yol açan mikropları öldürecektir nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Reklam

Beğenin

Popüler Yayınlar

 
Sponsor Linkleri : Evdizayn | Sağlıkçılar | Film İzle
Copyright © 2013. Doğal Tedavim - All Rights Reserved
Hazırlayan SiHa